Dosttan ve düşmandan ayrı tutuyorum seni.
Eğer güneşin batıdan doğmaya çırpınıyorsa, beni anlaman için bütün gerekçeleri kaldırıyorum. Artık dünya, kamburumda ki iğneli beşiklerde tarazlanmış, yağmurun gardiyanlığından rüzgârın husumetine şükre durmuştur. Ellerim geçmiş takvimlerin sonbaharlarına dokunmuyorsa, benimde yedekte tuttuğum müntehirliğim var elbet. Ve duvarları incitmemek için aklımın betonlarına kazıdığım zaman figürlerim. Ne zor iş incitmemek için incinme sanatı.
Şimdi anlatacaklarım var sana…
Ruhuma kusursuz infazlar yükleyen geceye, ruhumu kendi ellerimle yakmadan, öldürmeden içimde ki son merhameti, küllerini bir yüzük gibi yıldızların boynuna takmadan teslim olmayacağım. Beni beklemeyecek güneşin aydınlığı biliyorum. Yeni zindanlara misafir edilecekse yalnızlığım, bu bende ki iç çekişin alın teri demektir. Gecenin her zerresine sinmiş ağlamaklığımla göğü kanırtarak kazandığım, insanın savaşmadan, bilekleri kopmadan kazanılmayacak zaferlerim var elbet.
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen




kundaktaki bebeği ihtiyarlaştıran...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta