Hezeyan (259) Şiiri - İbrahim Arslan

İbrahim Arslan
1000

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Hezeyan (259)

Söyle,
Çileyle yoğrulan,
Her günün bir akşamı olur ya,
Ve sonra
Güneş doğar ya.
Sabahın her zaman ki vaktinde
Tepelerden, dağlardan...
Söyle
Görecek miyiz biz
O güneşin bir sabahta
Bizim için doğduğunu.
Isıtan bizi güneşse,
Üşüten ne?
...
Bu sopsoğukluğun
Ardından,
Güneş gülümsemesi gibi
Girişin olurdu,
Tebessümün vardı ki
Başkalarına mahsus değildi.
Sopsoğuğun soğuğu da
Ölümmüş
Tebessümün donması olur mu?
El- ayağın
Gözlerin- bedenin
Herşeyin
Soğudu...
Sadece
Sözlerin kaldı
Sıcacık...

Al beni de
Nereye gittiysen
Mutluluk diyarı mı?
...
Mademki
Orayı bizlere tercih ettin
Al beni de!
Dinsin artık ruhumun bu hezeyanı...
...
Her korkunun bir sonu var ya
Sonu olsun artık
Benim de her korkularımın...
...
Bu yeryüzünün
Her yüzünü
Ve denizlerini
Hüzün denizi yapan
Sen!
Kirlenmiş el,
Artık çek elini bizden
Ya yüzünü göster,
Ya arkamızdan VURMA!
...
Her şarkımda
Her bakışımda
Hüzün var işte
O hüznün orta yerinde
Bir heykel
Eli var, ayağı var
Başı yok.
Dolayısıyla kaşı, dudağı
Benim hayatım gibi...
...
Bir gözü açık,
Dünyanın her türlü
İsteği
Adı konulmuş
Kadın- para- mal- mülk
Bir pencere bir kapı
Hep açılmış dünyaya
Bir gözü kapalı
Ahiret telaşı
Sorgu- suallerin hesabı
Cehennemin sıcaklığı
Cennetin serinliği
Yaşayabilirsen
Bir gözün açık
Diğeri kapalı
YAŞA!
...
Yaşamamak mümkün mü?
Ama adın ne olacak
İkiyüzlü mü?
Müslüman mı?
Kâfir mi?
Ya bir gözünü de aç
Ya öbür gözünü de kapa...
Görüyorsan adam gibi gör
Görmesini bil
Ya da
Kör desinler.
Sende kendini öyle bil!
01.01.2007

İbrahim Arslan
Kayıt Tarihi : 6.3.2013 10:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İbrahim Arslan