Heyecanlı Yığınlar Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3299

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Heyecanlı Yığınlar

Demosten'le beş yüz kırkıncı sayfanın başlangıcı.
*
Paslı demir bir çekici mi andırırdı dilleri,
Sözleri kuşattığı zihinleri kurutuyor,
Diken tohumlarını kanatıp ağlatıyordu,
Zorbaz diye biriydi bu nutkun asıl katili,
Sahte tebessümler kürsülerin arka saflarında,
Dinleyenler bana bakıp bakıp hayretteydiler,
Eski yaralardan öfke damıtırdı bir Sofist,
Ve yerin sahte kazanından süslü bir belagat,
Ama göğün gözlerinden kara bir hüküm yağıyordu.
Belki de onu da duyar sağır ve kör diye...
Elbet, belki de duyardık,
Kim bilir?
*
Ve ey kelam ve söz sever gafil insan topluluğu...
*
Böyle bir tarihi yankıydı benimkisi herhangi bir meydanda:
Liderler böyledir zira...
Yanlış kararlarından ötürü sancılıdır düşleri.
Gamlıdırlar.
Yanlarındaki kâtipleri ile yürürler.
Hatalı hükümlerine kılıf ararlar sadık kullarından.
Lakin kim kaçabilmiş sondan?

Böyle bir rivayetti benimkisi herhangi bir devirde:
Henüz başlamak üzreydi söz ve mana kavgası gürültülü günde.
Her cümlede bir isyan, her duruşta bin öfke vardı.
Ben gözlerim kapalı, aklım karışıktım.
Ve bir vezir sözü dinliyordum.
Yorgundum.
Hatta bu yüzden durgundum biraz.
Demosten de benim gibi...
Zorbaz diye biri bana bakıp bakıp nefret kusuyordu kirli nefesinden.
Belki de onu da yutarım diye...
Elbet, belki, kim bilir? ...
Bense o an tadıyordum sadece maziden süzülen paslı ve yontma taş devri kavgasının baki kalan izlerini.
Onunla beraber aklıma kazıdığım sırf gümüşten kederimdi.
Söz denizinde çırpınan ise lügat fukarası zihnimdi.
Dillerimdi kendi kendine hüküm veren...

Ve ey nutuk ve söz sever heyecanlı yığınlar...
Eski cilt bilmem kaçıncı sayfada yazmaz bu tutku.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 20:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!