Haziranda Ölmek Zor

Hasan Hüseyin Korkmazgil
81

ŞİİR


122

TAKİPÇİ

Haziranda Ölmek Zor

orhan kemal'in güzel anısına

işten çıktım
sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete

sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson
sokağa çıkmak yasak

sokaktayım
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylâk
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta
çırpınıp durur

çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron
ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı
susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta
unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan
vurmuşum sokaklara

sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
dallarda insan iskeletleri

asacaklar aydemir'i
asacaklar gürcan'ı
belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim
sarı yapraklar gibi

asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş
hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!

sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede
ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun
yağlı ipte sallanan morluğundan!

neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı
kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı

işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylâk
ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız
gitme korkusu
ah desem
eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem
tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi
güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak

ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok!
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan?

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi?
yolunmuş yaprakları
ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
söyler hangi güzelliği?

kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye
şafak vakti bir çınar
silkeledi kuşlarını
güneşlerini:
«oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
memet! »

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

bu acılar
bu ağrılar
bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu geceler niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

kim bu korku
kim bu umut
ne adına
kim için?

«uyarına gelirse
tepemde bir de çınar»
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki «manda gönü»
demek ki «şile bezi»
demek ki «yeşil biber»
bir de memet'in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de «saman sarısı»
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara

nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz?

yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran '63'ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


------------------------------------------
1963'lerde yaşanılanları ben, ancak böyle dökebildim 1976'larda şiire.
Onüç yılda özümsemişim o olayları, onüç yıl sonra damıtabilmişim. O günleri yaşayıp da ozanlığa soyunanlar, elbette ki benden daha iyi yapabileceklerdir bu işi. "El elden üstündür, taa arşa kadar" demiş eskiler.
Hasan Hüseyin

Hasan Hüseyin Korkmazgil
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuba Fatma Söyler
    Tuba Fatma Söyler

    Nazım ustanın alnına değen o gül dalını gördüm o gömütlükte.Haziranda Ölmek Zor.

  • Mustafa Şahin
    Mustafa Şahin

    Yorum yazmak, 'bu şiire,' 'Haziran'da ölmek' değin zor... Anıyorum Nazım Hikmet'i ve Hasan Hüseyin Korkmazgil'i... Bugün, dünden daha 'ağır' değil midir? Üstelik yaşanılan onlarca acıya ve yüzlerce deneyime karşın. Ama, yine de,Nazım Hikmetin sözüyle: 'Yaşamak güzel şey, be kardeşim.' Kutluyor ve saygı ile sevgilerimi sunuyorum 'Seçici Kurula' ve 'tüm okuyucularımıza.'(mş).

  • Ömer Yıldız
    Ömer Yıldız

    12EYLÜL AKLIMA GELDİ TEBRİKLER

  • Kamelya Demir
    Kamelya Demir

    şairlerdir hayatı yaşanabilir kılan...

  • Ömer Kara Seymani
    Ömer Kara Seymani

    Bekle Beni

    Bekle beni şanlı Zeynep, unutma
    Bir gün bu çileyi söker gelirim
    Gönlünü dağlayıp sakın yas tutma
    Sevdamı dağlara eker gelirim

    Seni bulmaz isem şu kanım aksın
    Ahın cehennemde ruhumu yaksın
    ister yollarıma karanlık çöksün
    Geceye bir ışık yakar gelirim

    O yaranı sarmak bir borçtur canda
    Yalnız bırakamam seni bu handa
    Her şeyin bittiği sandığın anda
    Bir kır at üstünde çıkar gelirim

    Bu ölümler ayrılıktan betermi?
    Sen’inde gözünde hasret tütermi?
    Zincirlerin bana gücü yetermi?
    Kalın duvarları yıkar gelirim.

    Sana varmasamda yolda ölürüm
    Nere gizlenirsen seni bulurum
    Çağlayan olurum, ırmak olurum
    Ummanına doğru akar gelirim

    Yanar içim dağlar yanarcasına
    Berbat sineciğim kanarcasına
    Sanki bir savaştan dönercesine
    Etbamı peşime takar gelirim

    Aralık 2005-İstanbul

    Ömer Kara


  • Aydın Sevgi
    Aydın Sevgi

    ...vakti gelmişse güzeldir,
    vakitsiz ölmek zordur dostum.

  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay

    her gün,her ay,her zaman ölmek zordur şair...ölümün şekli değişmeli bence...

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan

    saygılar şaire.hiiiiiiiiiiiiiç değişmemiş demekki bu ülke demokrasi ve insan lık adına

  • Mustafa Şahin
    Mustafa Şahin

    Asmak kimseyi kurtar(a)madığı gibi, 'kini,öfkeyi,nefreti' ta derinlere 'kazır!' Şimdiye değin 'asmalar,öldürmeler,vurmalar' barışı sağlamadığı gibi 'zıtlaşmayı, kutuplaşmayı' daha da artırmıştır. Barışın yolu, 'vurmaktan,asmaktan,cana kıymaktan' değil,sevmekten, saymaktan, bilgiden,eğitilmekten geçer.Zaten Hacı Bektaş Veli demiyor mu,'ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktr.' Yunus Emre demiyor mu? 'Sevelim,sevilelim.' Mevlana demiyor mu? 'Kim olursan ol,yine gel...' Sait Faik demiyor mu? 'İnsanı sevmekle başlar her şey.' Barış,kardeşlik, hoşgörü, dostluk özlemimle değerli Ozanımız Hasan Hüseyin Korkmazı 'bir kez daha' anıyorum ve diyorum ki,'kandan kına yakılmaz!'(MŞ).

  • Jale Keskinkılıç
    Jale Keskinkılıç

    Bir çaresiz,bir temiz insan yüreğiyle yazılmış şiir.Kalem bile şaşkın sadece yüreğin söylediklerini yazıyor.Bir umut çiçek kokularına karışıyor.Yaşama sevinci ve özlem kaybolmuyor.Yüreğimize deyiyor şiir istesekte istemesekte.Söylesekte ,söylemesekte.Çok güzel şiir.

TÜM YORUMLAR (19)