Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

Gül düşlerinin düşmanı değildi yüreği. Geleceğe astığı şiirsel yürüyüşün kaderini tümlüyordu Perijen.Henüz dokuz yaşına yeni girmişti.Doğum günü bile kutlanmamıştı.Annesi ona evde bir pasta yapmış bir tek o kutlamıştı.Yokluğun son baskısında, yoksulluğun mürekkebi bitmişti sanki.
Yüreğini topla da öyle gir yatağına. Bir fısıltıyla geleceğine bir şeyler anlattı,gözlerini yumdu bir türlü uyuyamadı.Dokuz yaşına gelmişti,o gece çok garip geçti,sabaha kadar karnı ağrıdı.Yatakta sızlanıp durdu,annesine seslenemedi,babası çok sert,sevimsiz,ilgisizdi.Korkusundan odalarına giremedi.Gece uzadıkça sancılar yıldızlar eşliğinde artıyordu.Bu acı, bu içsel akış neydi bilmiyordu.Sabahın erken saatinde zorla kendini lavaboya atmıştı.İlk adet olmuştu,ne olduğunu bilmiyordu,ağlayarak annesine anlattı.Annesi,beyaz birkaç çabut verdi,korunması için.Her şeyi anlamış ve rahatlamıştı.Doğum gününde ilk kez adet olmuş,acıdan mutsuz,bezgin evin içinde dolaşıyordu.Geleneksel bağların,törenin, yoğun olduğu bir mahallede yaşıyordu.Okula gitmemişti,evden de çıkamıyordu,biri görür, bu halini diye.
-Babası,işten erken geldi,annesine seslendi Perijen’i süsle, giyindir görücü var dedi.
Anne Muhlise:-Bey, sen deli misin kızımız daha 9 yaşında.
Baba Zerdali: -Sus,büyütüp süs biberi mi yapacağız,adam zengin gitsin onun süs biberi olsun.Beni onu besleyecek gücüm yok.
-Muhlise: -Ben de giderim,ben kıyamam kızıma,daha ilk kez adet görmüş,üstelik bugün doğum günü.Doğum günü sürprizine bak.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

—yerini almıştı yarin imgesel gölgesi
öpüyordu dizelerimde hoşluğum yazılıyordu
zaaflar zarfın içinde yazılmamışa yazgı
kendi ateşinde yanan yapay tanrılar gibi
tutkunun mecrasından korkunun meçhulüne adıldık
zaman yok

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yüreğimizden sakladıkça ve kayıpların pin kodlarını çözer özlemin tepelerine çıkarız.Tam buluşma zirvesinde kıpkızıl bir gül ekelim ki ulaşılmaz sevdalara koku ve süs olarak dalgalansın ve algılansın sevilerimin perisi.
Sınırları gelmelerin bebeciğiyle çizilen kavuşma yolculuklarında sineme bir har düştü. Yakıldım senden. Yangınları da yakan ateşinden ısındım sevdaya. Düşün ki, her aşkın külünde dünler yazılıdır ve her sevilik aslında bir kavuşmanın salıdır. Sen salına salına giderken,benim içimde neler olduğunu bir tek yalnızlığımın ağlayan dalgaları anlar yıldız sözlüm.
Yaralarımın yanıtlarına gecikmiş gelmelerin merhem olmaz ki aşk külüm. Bilinmezliğin kıyılarını çürüten gemilerini alıp gitmedin,limanlarına benden bekçiler koydun.Neon ışıklarında saçlarını taradın yaralarım üstüne döküldü efil efil saçların.
Göğsümüzü eriten özlemin güneşinde ölüm vadisine uçan bir kelebeğin beyaz kanadına senimi astım.Bir kelebeğin gözbebeği kadar sevgin varsa yeterdir bana.Bu sevgiyi bandıra bandıra bastırdım sensizliğin hasret kapısının paslanmış kilidine.Gönül kapım açılmıyor,paslanmış olmalı ciğerinin yağından sürsen biraz geçse gacırtısı.Ya da omzumda iki damla gözyaşı döksen belki otomatik açılır.
Ay içlerine vurgundur içimde tütsülenen efsunlu yıldızlarla sevişen senli akışlarım.Kavuşmanın yakasındaki mutluluk düğmelerini tek tek açıyorum.Gerdeğe giren en özel özlemlerin beyazlarına pınarlarımı bağlıyorum.
Kımıltılı burukların hüzün senfonisinden Dede Efendi’den seni dinliyorum. Bu gece çok içtensin,beni çok içmişsin.Ayıkırsan beni söylüyordu bir güzel.Kıskanmış yıldızların beyazları gibi geceyi kaçırma benden.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Farkın en mavi ikliminde yangınlarına düştüm,düşlerim yandı sana
Aşk rüzgârlarına karıştım,saçlarının esintisinde özlem yurtları buldum
Tanınmış sevdana döndüm yüzümü, pes etmedim,paslı uzaklardan
Maviye çalar gözlerinle kuruldun sevda otağıma,
Anlatılmaz şimdi en gizli yerimdesin,susmanın suyundasın
Nergisler açar gelişlerinden,seni bekler özlem kentim

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Kendine insan olmak kaynağını soruyor sorgulayış.Kaybettiğimiz onca alışkanlığın gölgesinde modernite edilmiş etiğini etlerin sıcağına bırakmış iç güdülerin güttüğü oncaların oncası yeşerir kara bahtımızın üstünde.
-Üstün olan ile üstünde olmayı yaşıyoruz. Üstünlüğün çıplak cümlelerinde en üste olmayı güder olduk. Kim ile kimlik arasında sızan kendini kaybediş pusulasında pusu kurulmuş.
-Sevmek bile sevmeye fayda. Hangi soya ait belli değil soysuzluklarımız. İnsan ile insani kalmak arasında kalmamışlarımız var.
-Önyargımız önden başlar bizi ruhu ezmeye. Ötekileşmenin
tartısında kaybedenleri darası yok. Kazananlar her hazı kazanç kapısı olarak görmeye yaşayan kör kütük.
-Firar ettik Ayşe’ttin

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

*Ey Necati, yürü sabreyle elinden ne gelir
Hublar, cevr-u cefayı kime öğretmediler.(Necati)

Suskun özlemelerin dizelerinde mutluluk arıyorum.Bütün şairler beni anlatıyor gülüm.
-Yorgun, yenik, bitik gönlüme yamalar yapıyor
Uzaklaştğın her demde beni demliyor yalnızlık. Aşk yanığını iyileştirmek için merhmini bekledim günlerce. Meryem olup kendi kutsi kayıplarında acılarını aşırdın. Merhemin, endamın, yürek sihrinden medet umarak ummanlarımı büyüttüm.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Kabul et 'Günaydınımı'..biraz güneş, biraz bahar, birazda köpüğü var şarabın ve o içsel denizlerin içinde..
senin kıyındaydım dalgalanışını izledim

Şarabın köpüğü, denizin tuzu, azıcıkta hırçın dalgalar varken tenimde, sevgili, ey, sen nasıl uyandın güne..
yaprak yaprak açıp, kalakalmak isterim, çiğ damlaları alınmış, kuruyan teninde, ıslaklığıyla aşkın..
bekleyişimde bikri özlemlerimin andı olur musn

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Düşe kertik aşka fercilik-1


Düşer zehrin yalanlarım yılanına
Yırtılır bahtımın iğne ucu hayatı
boyanır özlemin kendi panzehirine

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yorgun ve yalnızdım. İki seçilmiş sözcüğün anlam şahı yapmıştın devrik cümlelerde.Yaramın yarısı kadar yardın dünyamı.
-Yarım kalmışlığın yarım elması gibiydim ademlik yolunca.
Yarim kalmış elmanın Havva’sı olarak kalmıştın ömrümce.
Ve kendimle misafirliğe yollamıştı sevdan.Şimdilerin şimendiferini sürem algılar makinistiyim.Hemzemin geçitlerinde sensizliğin işaretleri vardı.Sürgün ve süreğendi demir ağlarla dizilmiş yürek yolculuğum.
Hecenin gözleri üzerimde… Kelimelere sığışmış anlamlar cambazıyım.
İlim okyanusunda son damlanın küçük arif adasıyım. Aşk ile ilimi bir arada yürüten akılla kalbi tanıştıran tutku uzmanıyım.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

yaralarımın sargısında adın paklanır
yar S/arma! yapar açlığımın üstüne
d/okunduğunda y/aram kapanır sensizliğe
B/ırak bu isimsiz bekleyişleri
Dinsin söylemediklerimin damlaları
azaptaki aşkın b/enliğimi yok eder

Devamını Oku