Mesleki bir hastalık mı desem,
içimde bir boyacı var;
geceleri gözüne uyku girmez,
içimden geçen ne varsa
duvarlarıma çizer.
Mesela seni düşününce
mavi sızar kapı altından;
çoktan kurudu sandığım
bir deniz taşar kıyılarından.
Dalgalar vurur kalbime,
adın dökülür dudaklarımdan.
Bir kırgınlığı
uzun süre saklasam,
kararır bütün duvarlar,
susar içimdeki şarkılar.
Bir kapı kapanır yüzüme,
ardından bin kapı ağlar.
Annemin sesini hatırlarım;
kararmış bir mutfakta
yeniden çay kaynar.
Ölümün eli yetişemez
o boyalı duvarlara;
giden dostlar geri döner,
eski fotoğraflardan çıkar,
hiç gitmemiş gibi
yanı başıma otururlar.
Anlıyorum ki
insan, içinde sakladığı
her acıdan bir gölge,
her sevdadan bir renk alır.
Kimi hatıra solar gider,
kimi bir ömür canlı kalır.
Ben bir tek seni
o duvarlara hiç çizemedim.
Ne kadar renk karıştırdıysam
gözlerinin rengini bulamadım.
Ama ne zaman gülsen,
yüzümde bir sabah uyanır;
anlarım ki bazı sevdalar
duvarlara değil,
insanın yüzüne boyanır.
Salim Diyap
Salim DiyapKayıt Tarihi : 9.09.2018 14:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!