Uzattı narin ellerini
Bana doğru,
İncelmiş cildinde damarları
Soluk mavi mürekkeple yazılmışcasına
Hayat hikayesini anlatıyordu...
Bir karış bile değildi halbuki
Çıkmak istediği kaldırım taşı..
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




ah analar ahhhh...keşke varlığında da kıymeti bilinse bu kadar...
yürüyüşü eski bir duvar saatinin/ sanki sarkacı...
Bazen şiire öyle dalarız ki, imgelem düşüverir kalemin ucundan. ''Ben şu mısrada ihtiyarlıktan bahsedeyim'' diye düşünmez şair. Fakat bütün hikayede hücredir. Ter gibi damlar şair. Saygılar.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta