Deliye dönderdi yârin sevdası
çekerim bir türlü çekmem bir türlü
Zehir oldu bana sıla havası
Kalırım bir türlü kalmam bir türlü
Emsalsiz yüzünde kiraz dudaklar
OĞULA NASİHAT
Gönlüm arzuladı tokat elini
Gidip orda şimdi kalasın oğul
Sivas yolu üstü çamlık belini
Gidip şu Yozgat, ı göresin oğul
Mezarım üstünde bitince otlar
Gelir nazlı yârim onları toplar
Hatırası deyip elbisem katlar
Gün gelir kapanır bizim gözümüz
Boşa dolanmışım gurbeti kışın
Yine duydum nazlı yârin adını
Gönlüm kulak verdi acep nesi var
Unutamam sevdamızın tadını
Yüreğim sızladı acep nesi var
Kalem hicap eder adın yazarken
Aldım gam yükünü sardım zamanla
Çile benim efkâr benim bu sene
Oyalandım bunca sene âmânla
Talih kuşu teğet geçti bu sene
Siyah saçım resimlerde görünür
Gönlümün sultanı sahibin bekler
Yüze zara düşmüş derler, mi bana
Bu derdi yalnızca sevdiğim pekler
Köze nara düşmüş derler, mi bana
Çok içtim ağladım yokmuş çaresi
Dağ başını rüzgâr olup vuraydım
Üstünüzde duman olup duraydım
Hasretin bittiği günü göreydim
Bitti gönül sevdam başa dönüştü
Dermansız yüreğim yara içinde
Bağın bahçen yeşil olmuş duydumki
Bir ben sığamadım kara toprağa
Bende bir zamanlar berrak suydumki
Bulandım karamam seni toprağa
Yıllarca haykırdım duyan oldumu
Mevsimler değişti yaprak döküldü
Bana benzer sanki soluk benliğim
Ömür pare pare oldu söküldü
Tutamadım elden uçtu gençliğim
Vurgun yemiş gibi ağrır her yanım
Aslım inkar etmem asil türküm ben
Orta asya türkmen genimiz bizim
Dürüstlük doğruluk kılavuzum ben
Bu vatanın oğlu asil türküm ben
Mevlam affetmesin orman yakanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!