Zamanın İşlediği
Zamanın işlediği
Bir malzemeyiz aslında
Eğip büktüğü, kırıp döktüğü,
Törpüleyip torna ettiği…
Zamanı yok eden haddeden geçiyor ömür,
Bir kızgın potada kaynayıp, eriyor zaman.
Beyinler yanıyor potada, fikirler kömür,
Bu döngü ezelden beri de, vermiyor aman.
Hammaddesi insan olan bu tarih karanlık,
Zaman Yolculuğu
Varlığını bilmek bile, kaynatıyor kanımı,
İçli sözlerin patlatıyor gönül volkanımı.
Bir candan selam ile fark ediyorum canımı,
O volkanın erittiği gönülden potadayım,
Zemheride Gül Derdim
Zemheride gül derdim,
Dikeni battı sana gönül.
Ömürden ömür verdim,
Kahrın kök attı bana gönül.
Zeymep Hüma (Balkızım a Akrostiş)
Zamanı bir sermaye gibi düşünme,
Ellerinde işle azimle bir iğne oyası olsun.
Yarınlara gül fidanları dik vazgeçme,
Ne kadar sert eserse essin poyraz,
ZEYNEP Hüma (Akrostiş)
Zevallinde ömrümüzün bir güneş gibi doğdun
Evveli ahir hayatımızın bir tesellisi oldun
Yeryüzüne inen bir melek gibi girdin hayatımıza
Nihayet sana olan hasretimizin hediyesi oldun
Ne çok gülerim
Zirveye çıktım diye
taşkınlık yapana.
Ama zirvesi kısa sürer
taşkınlıklarından...
Dengesini kaybdip
Bilirim Geleceksin Ansızın
Bilirim geleceksin ansızın,
Üzülmem bu hayatın bittiğine.
Belki de az sevinmek isterim
Sevgiliye kavuşacağım diye.
Zor geliyorsa yaşamak
Sev…
Sev birilerini,
Sev güzellikleri.
Sevdir birilerine kendini
Kopar nefret zincirlerini
Yokluğuna Üzülemez Olduk
(Merhum Bir Devlet Büyüğüne)
Yokluğuna üzülemez olduk,
maneviyatına yapılanı gördükçe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!