Eylül gibi gözlerin...
Yağmurlu bir günde
pencere ardı bir yalnızlıktan kalma.
Buğusu tüterken hasretin,
Bir iç çekimi kocaman bir ahla
Yagmur sonrası gökkuşağına
dert-i aşkla çıkıp kendimden yola,
gördüğüm son durak sensin Mihrimah !
bir kalpte bir nefes vermeden mola,
vardıkça tek ırak sensin Mihrimah !
sanma ki gülerken seni unuttum !
Sonumu bilerek geldim cihana !
Her nefeste öldüm;öldüm demedim !
Nasipsiz miyim ki bir aşktan yana?
Ağlanacak hale güldüm;demedim !
Bir yalanı kırk kat süsle süsledim.
Sığındım avcumun kalktığı Yön'e!
Boşluğa gerilmiş birer ağ gibi,
Ellerimde;şimdi bir yanım tutsak.
Ne hatırladım ki neyi unutsak!
Ruhumun giydiği bedenimde ben,
Öldüm dirilmedim öldüm dün gece!
Rüya mı gerçek mi hayra yorarken,
Uykuları kaç kez böldüm dün gece!
Anamdan doğunca düştüm gurbete.
Gözlerine böyle bir şiir yazılmamış senin !
Gözyaşından kaçmak isteyenlere,
Bir kapı önü sundurması gibi kirpiklerin.
Ve orda durup baktıkça meftun eder,
Işıl ışıl gülerken o göz bebeklerin.
Gözlerine böyle bir şiir yazılmamış senin !
Rüyalar hayatın perdesiz yüzü
Rüyalar kendimi oynadığım yer
Ne zamanki herşey alt üst olacak
Yaşamak o zaman dikkate değer!
yoruldum Mihrimah yoruldum artık !
sen de beni böyle bil bundan sonra !
gizli özne olup soruldum artık !
sen de beni ara bul bundan sonra !
hat hat resmedip de çizdiklerimi,
Çark ettim aklımdan gönlün yoluna,
Yolcu belli oldu; yol yola döndü!
Rabbim yardım etti aciz kuluna,
Hancı belli oldu; han hana döndü!
ektiğin rüzgarı biçersin bir gün!
bu nasıl fırtına deyip de sorma!
kan kusup kızılcık içersin bir gün!
eğilmez başını eğip de sorma!
nasıl ki beni de görmediysen sen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!