Hangi Keder Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3433

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Hangi Keder

Sabah vakti, meydanda sızlayan kul,
Üstü başı yırtılmış, hüzünlü can,
Zar zor nefes alarak, feryat eden,
Ruhsuzlaşıp, hepten de ezilmiş zat,
Şöyle mahzun, şahsı seyir eyledim.
Kökten kopan dal gibi, sahipsizdir,
Çöken beden, akılsız sessiz inler,
Yorgun düşüp, ağlayan insanoğlu,
Hangi keder, inletir masumları?
*
Öğle çağı pazarda, ağlayan kul,
Saçı başı dağılmış, çaresiz can,
Güçle soluklanarak, feryat eden,
Umutsuz kalıp, hepten tükenmiş zat,
Böyle dertli kimseyi, seyreyledim.
Düşen yaprak misali, korumasız,
Biten mecal, fikirsiz sessiz inler,
Halsiz düşüp, sızlayan insanoğlu,
Hangi acı, inletir mazlumları?
*
Akşam vakti köşede, inleyen kul,
Gözü yaşı kurumuş, kederli can,
Derin nefes çekerek, feryat eden,
Gülümsemesi, hepten silinmiş zat,
Öyle garip mahluku, seyreyledim.
Savrulan kum misali, sığınaksız,
Yiten huzur emelsiz, sessiz inler,
Bitkin düşüp, kahrolan insanoğlu,
Hangi azap, inletir mağdurları?
*
Gece yarısı yolda, sızlanan kul,
Cismi hepten incinmiş, elemli can,
Bin çabayla soluyup, feryat eden,
Kimsesiz kalarak da, üzülmüş zat,
Şu zayıf sığıntıyı, seyreyledim.
Yıkılan taş misali, dayanaksız,
Sönen ocak ışıksız, sessiz inler,
Dargın düşüp, sarsılan insanoğlu,
Hangi yara, inletir garipleri?
*
Seher vakti handa, haykıran yoksul,
Sırtı hepten bükülmüş, zavallı can,
Ağır yükü taşıyıp, feryat eden,
Bahtı kararıp, böyle yıkılmış zat,
Nice mazlum faniyi, seyreyledim.
Kuruyan çöl misali, bereketsiz,
Batan güneş hararetsiz, hep inler,
Yalnız düşüp, ağlayan insanoğlu,
Hangi çile, inletir bitkinleri?
*
Gün doğarken tepede, inleyen kul,
Sesi soluğu bitmiş, kederli can,
Zahmetle adımlayıp, feryat eden,
Hayali çalınarak, ezilmiş zat,
İşte yorgun faniyi, seyreyledim.
Eriyen kar misali, teminatsız,
Solan bahar çiçeksiz, sessiz inler,
Dilsiz düşüp, inleyen insanoğlu,
Hangi darbe, inletir sürgünleri?
*
Kış ayında avluda, sızlanan kul,
Yaraları kanayan, umutsuz can,
Mecalsizce bakarak, feryat eden,
Neşesi kaybolarak, vurulmuş zat,
Şöyle sessiz yoksulu, seyreyledim.
Sönen ateş misali, hararetsiz,
Durgun sular dalgasız, sessiz inler,
Garip düşüp, sızlayan insanoğlu,
Hangi korku, inletir yoksulları?
*
Yaz sıcağı gölgede, ağlayan kul,
Ciğerleri sökülmüş, hüzünlü can,
Sıkıntıyla yutkunup, feryat eden,
Günleri heba olup, harcanmış zat,
Hasta kalpli insanı, seyreyledim.
Yıkık duvar misali, metanetsiz,
Susturulan hatıra, sessiz inler,
Naçar düşüp, kıvranan insanoğlu,
Hangi hüzün, inletir bedbahtları?
*
Güz rüzgarı esince, sızlayan kul,
Topraklara uzanmış, zavallı can,
Derinlerden of çekip, feryat eden,
Kıymeti hiç bilinmemiş, mahzun zat,
Dilsiz dertli faniyi, seyreyledim.
Eski çınar misali, kerametsiz,
Biten ömür zamansız, sessiz inler,
Yetim düşüp, ağlayan insanoğlu,
Hangi bela, inletir acizleri?

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 16:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!