Ah benim güzel kardeşim
Senle ben aynı dili konuşuyoruz da
Aynı dilden konuşabiliyor muyuz?
Anlayabiliyor muyuz birbirimizi?
Doğan güneşi aynı gözle görüp
Hayata farklı yerlerden bakabiliyor muyuz?
Hem herkes gibi olmalı
Herkesin olması gerektiği gibi
Hem de kendin olmalı
Herkesin bileceği gibi
Ne sen herkesi
Ne herkes seni
Asırlardır dilin bir dinin bir
Kışlan bir karavanan bir
Aynı acılarla ağladın
Aynı sevinçlerle güldün
Neyinle nerenle oynadılarsa
Büyüyeceğin yerde küçüldün.
Kolunu kibarca açacaksın
Buyrun, der gibi tatlı bir tebessümle
Yatırıp üzerine
Boynunu ona, onu çenene yastık yapacak
Baş başa vereceksin.
Yay öyle bir değecek ki tellerine okşarcasına
Anımsanmayıp unutulan
Arkadaşlar, sevgililer
Yıllarca yaşayıp göresi gözün olmayan
Mekanlık etmiş kentler vardır bir
Bir de kalbinde yüce, dilinde hece
Unutamayıp anımsadığın
Anımsanmayıp unutulan
Arkadaşlar, sevgililer...
Yıllarca kalıp göresi gözün olmayan
Zoraki mekan kentler
Bir de
Uzak kıyılara savurup denizleri
sessiz suskun ışıksız kalan
ve bu yüzden artık sarmayan
ve hiç benim olmayan
bu şehirde,
ben hiç konuşmadan
Sevebildiğin kadar sev
Gülebildiğin kadar gül
Çalışabidiğin kadar çalış
Gezebildiiğin kadar gez
Görebldiğin kadar gör
Okuyabildiğin kadar oku
Bak karşıda Rumeli Hisarı, yan tarafı Bebek
Göksu Deresi, leb-i Boğaziçi'nde
Her gün içinden gelip geçtiğimiz
Anadolu Hisarındayız
Teknede kurduk masamızı
Dostlarla içmekteyiz en şifalı rakımızı
İstanbul'un kuzey-ortadoğusunda
Bir yanı Boğaziçi, bir yanı Deniz
İki Köprü arasında
Ormanlar, korular, yalılar, kasırlar
Dünyanın en iyi suları
Orhan Veli'ler, Yahya Kemal'ler diyarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!