Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Halil Dülgar; rıza-yı İlâhî umutlu bir şiir işçisi, bin bir esmayı okumaya talip bir tefekkür yolcusu, ağzındaki bir damla su ile Nemrud’un ateşini söndürme yolundaki karınca misali bir kalem ehli, fani dünyada baki sohbet müşterisi, bir damla su bir avuç toprak, dünya misafiri bir insan işte…



