Halepçe,
kadim bir acıdır belleğimde;
anımsaması kanatır gönlümü,
çaresizliğidir
halkımın
ve dört parçada
kabuk tutmaz
yarası.
Siz,
elma kokusunda
tadılmış ölümü soludunuz;
biz Halepçe’yi
mezar diye anarken…
Sarıldı anneler
çocuklarına,
bir daha uyanmasın diye
ve o gün
ilk kez öğrendi çocuklar
ölümün kokusunu.
Koşar adım gelen kimyasal
Enfal’den arta kalan zehri
bıraktı avlulara;
kapı eşiklerinde
yarım kalmış ayakkabılarla
sustu evler.
Gökyüzü bile dayanamadı
o gün;
kuşlar uçmayı unutarak
düştü Halepçe’ye.
Canlanır gözümde...
Kucağında bebeğiyle
donup kalan bir annenin
susmayan bedduasıyla
sayıklarım hâlâ
o anın resmedilişini.
Bir nefeslik hayatın,
bir ömre yeten acıya
dönüştüğü yerde
susuyor zaman;
ve ölüm
ilk kez bu kadar sessiz,
bu kadar keskin kokuyor.
Ve zaman
o gün utandı kendinden;
hiçbir saat
bu kadar ağır,
bu kadar sessiz
susmamıştı ölümün yanında.
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 22:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!