Bir gün gözlerini kapat,
Kendi içine bak.
Orada yıllardır susturduğun çocuk oturuyor hâlâ,
Dizlerinde toz, elinde yarım kalmış bir oyuncak.
Sor ona,
Niye büyüdün bu kadar hızlı?
Kırık Dallar
Gözlerinle başlayan, bir masal gibiydi bu aşk
Ellerinle yazılan, gönlümde iz bırakan
Her bakışınla kalbim, yeniden atardı
Şimdi sensiz her an, bir ölüm sancısı
Bazen kırmızı bir otobüse binip gitmeli,
Şoföre sormadan “Son durak neresi?” diye.
Aşkın en güzel durağında inemedik belki ama,
En ucuz bileti de kestirmedik kimseye.
Yol uzun, biz sustuk, şehir dilsiz kaldı,
Bir insan nasil sever lan körü körüne
Nasil sever de görmez sevilmedigini
Hayatini , Kariyerini , Ailesini , Gencligini
Hayallerini , Herseyini silecek kadar nasil sever.
Bir gülümsemeyi bile cok görmüsler bana
Bir gün gelir de unuturuz sanıyorlar,
Oysa bazı acılar sadece susar, ama hiçbir zaman geçmez.
Kimi geceler vardır, sessizliğin ortasında için yırtılır da bağırırsın,
Kimse duymaz; çünkü kötülüğü yapanlar çoktan uyumuştur vicdansız uykularında.
İyi niyetini kalkan bildiler,
Ama o kalkanla seni ilk vuranlar da onlar olmadı mı?
Beni sevdiklerini söylediler,
Ama en derin yarayı hep o cümlelerin içinden aldım.
“Yanındayım” dediler ya hani,
O cümle çökünce üstüme, altında kalan ben oldum.
Güvendim…
Elini uzatana değil, içimi görene…
Bir sesin kalmış kulağımda,
Ne zaman duysam, içime yağmur yağıyor.
Zaman bile senden sonra,
Dakika değil…
Bir mahkeme gibi geçiyor.
Ben neyim var neyim yoksa saydım içimden.
Seni koparıp fırlattım, söktüm yüreğimden.
Yerine, umut ektim,yeşersin yeniden.
Bir daha, ayrılmayalım, nar çiçeğim.
Yüzüm gülmüyor artık,
Gülerken bile bir cenaze havası var.
Adını biri ansa, içimden bir şey kopuyor,
Yıkılmayan yanım kalmadı, yemin ederim.
Bu sessizlik içinde benden ne yapmamı bekliyorsun,
Gözlerinde kaybolmuş bir sorunun cevabını mı arıyorum,
Yoksa kelimelerin benden bir adım atmamı mı istiyor,
Söyle, susmamı mı bekliyorsun, yoksa konuşmamı mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!