hani gemiler ayrılır ya limandan
büyük umutlarla doluverir ya yelkenler
okyanusun derinlerine sürüklenir ya
karadan anbean uzaklaşır ya gemiler
derin mavilikler içinde tozpembe hayaller
solmayacak düşler kurar ya yolcular
seyre çıkıp güverteden dipsiz ufuklara dalar ya gözler
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




gemi dünya, okyanus evren, kaptan şeytan
böylesine binlerce insan
sonlu dünyada sonsuzu kaybeder ya
bir gençlik sarhoşluğunda cennetini
birkaç gülücüğe, birkaç öpücüğe, birkaç aşk safsatasına
birkaç arzu parçasına satar ya
hani birileri hiç büyümez ya
ateşle oyun oynar da evini yakar ya…
aynen öyle,
bu tiyatro
devam edip giderya.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta