Güz Akşamları Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5360

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Güz Akşamları

Payitahttan çıkıp, Anadolu yoluna da,
Konaklanır ilk durak, o belde molasında,
Göz gezdirilince, uzağa ve yakına da,
Her yanı, eli mahir taş ustaları bürür...
*
Hız kesilir yamaçta, zirvenin eşiğinde,
Mola verip, vatanın dinlenme yerlerinde,
Hissedersin o yurdunu, en derinlerinde,
Yüksekleri hep, kızıl sarı çiçekler bürür...
*
Nehir kıyısında, öğütülür tahıl özü,
Köyde etli ekmek, mezranın hafiftir güzü,
Ufuktan zor seçilir, sancağın asil gözü,
İçini de bir bir, farklı düşünceler bürür...
*
Acilen varılırken, vasıta durağına,
Birden şükran duyarsın, o anki durumuna,
Göz atarsın, parlak dükkanların ayazına,
Her yanı, çeşit çeşit pişmaniyeci bürür...
*
Hatırlarsın yine, o büyük ozanı birden,
Selçuklu devrinde, ulu divanda kalemden,
Aynı zamanda, erenlerin gönül ehlinden,
Alçakgönüllülükle, hep yürekleri bürür...
*
Hisarda yakılan, meşalenin aydınlığı,
Dilden dile yayılır, olur nağme ışığı,
Ortaya çıkar, garip şehrin ayrıcalığı,
Zorlu geçen soğuğu da, hep yılları bürür...
*
Toplansan da, bu güz akşamlarında hafifçe,
Bir hasret sarar şehri, öylesine basitçe,
Ayrılmak zor artık senden, ellerde kelepçe,
Tarifsiz gidişten, ruhunu acılar bürür...

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 28.09.2025 10:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!