Umutlarımı çalmışlar gecelerce.
Uykusuz gözler, seni arar olmuş.
Sen her mevsimin, solmayan çiçeği.
Ve her mevsimin, solmayan yıldızı.
Geçti yıllar bilinmez içinde,
Bazen iyi, bazen de kötü...
Teraziye koysan yorgun yıllar ağır basar,
Kimseye ömrüm boyunca yaranamadım.
En ufak şeyde, yanlış anlaşılmaktan yoruldum.
Buda yapmaz dediklerimin, ağlatmasından yoruldum.
En çok sevdiklerimin, beni üzmesinden yoruldum.
Yoruldum hayat, hemde çok yoruldum.
Ben artık çok yoruldum,
Savaşmaktan, umut etmekten...
Bu sefer tamam diyorum;
Olmuyor, ne yapsam da olmuyor.
Kapalı kapılar, arkasında kalan umutlarım.
Fırtınada alabolara olmuş, geminin kaptanıyım.
Duvarlar, üstüme üstüme geliyor.
Gözlerim yaşlı, çok yoruldum dünya.
Benim rüzgarlarım, çok sert esiyor.
Yoruldum dünya senden,
Yoruldum sahte yüzlü insanlardan.
Yoruldum dili zehirli yalancılardan,
Ve uykuma küsen o uzun gecelerden.
Yoruldum işte dostum, ne yapayım?
Gece ayrı sıkılıyorum,
Gündüz ayrı sıkılıyorum.
Azcık güldü mü talihim,
Hemen karaları bağlıyorum.
Mekânı nur dolsun, cennet bağına,
Uçtu gitti annem, Hak divanına.
Bir ateş düşürdü gençlik çağına,
Anne acısı bu, dinmiyor annem,
Yüreğin yangını sönmiyor annem.
Psikoloğum at kurtul diyor şaka gibi,
"At kurtul" diyorlar, dille söylemek kolay,
Sanki bir toz bulutu, sanki sıradan olay.
Bilmezler ki içeride fırtınadır her detay,
Yüreğin süzgecinden sızmıyor kara sevda.
Ben seni çok sevdim,tahmin edemeyeceğin kadar çok.
Seni sen olduğun için sevdim.
Yüreğinin güzelliğini,saflığını,masumiyetini sevdim.
Bu her zamanda böyle olacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!