Güneye Doğru Şiiri - Atıf Emre Özdemir

Atıf Emre Özdemir
4

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Güneye Doğru

Taze gecelerde birikir sıcağın sesleri
Ardı sıra tüllenen yüzler
Kuşların dilinden alnımıza vurulur
Bilmiyorsun
Burada her çocuk başı
Yirmi yedi kere iner yağmur

Kanatlar takarız usulca uzaklara
Yakın olduğunu öyle anlarız
Biz o mahallede sen gitme diye
Oynamayan çocuklarız

Esmer kır mevsimleri
Yitiklere lal olur
Bir sokağın alnında hayaller üteriz
Usulca incelir gece
Karanlığa saçlarından yanarız
Biz buğulu pencere önünde
Seni görelim diye bir kasım sabahı
Hastalanan çocuklarız

İki teyze
Konuşurken anladık
Sıcak yerlerin
Menekşe sabahlarına doğarmışsın
Bıkmadık
Işıyan her yeni baharın ayasında
Sana en çok beyazı yakıştırdık

Gittin
Senden rüyalı salıncaklardan düştük
Başını güneşli denizlere çevirmişsin
Şanş işi bir rüyada gördük
Yüzümüzde yirmi yedi damla
Ve artık duymaman imkansız
Çünkü burada bütün çocuklar
Güneye doğru ağlar

Atıf Emre Özdemir
Kayıt Tarihi : 26.5.2010 12:43:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Muzaffer Koban
    Muzaffer Koban

    Şiir mükemmel.
    ' Sen gitme diye,
    Oyun oynamayan çocuklarız '
    Çocukların kaybetme korkusunun ifadesi daha güzel nasıl anlatılabilirdiki.
    Elinize sağlık.

  • Cevap Yaz
  • Nadir Sayin
    Nadir Sayin

    Mehmeeeeeeeet... sőzűm sana değildir… seni herhalde canımızdan biliriz…….

    Savaşta toplantı=€:

    Bir tarafta çayanlar
    Karşısında akbabalar
    Şahinler seyirci
    Tilkiler pusuda
    Kargaları tınan yok

    Martıların hiç umurunda değil
    Egoistler
    Deniz aleminde
    Köpek balıkları ile petrol gemilerinin
    Artığını bekliyor

    Sıkışan insan bunlar arasında
    Taraf tutmak zorunda
    Konuşan silahlar
    Ve
    Bomba gündemi açıyor

    Havada uçan kol ve bacaklar:
    -Duyurular

    Kovboylar ve müttefikleri
    Tazyikli su kaliteli
    Yazık olur
    Biraz tuzlusunu sıkın hergelelere
    Görüşünde birleşiyor

    Dualar ve kov/boy/lar
    Masa etrafında
    Cirit atıyor
    Köhne karanlıkta
    Kuyruktan uzun ince planlar
    Detayına gece diplerine sarkan maddeler
    Viski şişelerinde
    Kafayı yuyuyor

    Sevda sondan birinci
    Nasılsa yer almış olsada
    Gündemin yan maddesi

    Bir an duraksama
    İzleyenin duygusuna dokunuş
    İki damla göz yaşı
    Etkilenmeden
    Hayvanlar dahi avlarını unutuyor
    Üüüürrüüü üüüüü
    Uuuuvuuuvuuu
    Çıııyaakkkk
    Fııııssssss
    Haz aldıkları çığırışlarından anlaşılıyor

    Yazı mı tura mı
    Saplanan hançer
    Cehennem mi cennet mi?
    Bilemedi
    Son nokta
    Leşin umrunda değil ki

    Sürpriz olmadı
    Savaşta toplantı dili
    Bitmeden tekrar kesildi

    Nadir Sayın

  • Cevap Yaz
  • Arap Kurt
    Arap Kurt

    İki teyze
    Konuşurken anladık
    Sıcak yerlerin
    Menekşe sabahlarına doğarmışsın
    Bıkmadık
    Işıyan her yeni baharın ayasında
    Sana en çok beyazı yakıştırdık


    umut var bir şair ve onun şiiri alıntı değil çalıntı değil
    özenti hiç değil saf ve temiz duygularla kaleme alınmş bir çalışma
    tebrik ediyor başarılar diliyorum
    saygılar

  • Cevap Yaz
  • Selçuk Bekâr
    Selçuk Bekâr

    Tam kapıdan çıkıyordum, dilime takıldı...
    Hayırdır dedim, bir anlayan olur, sayfaya asıp da gideyim baari:

    Ben ki kargasıyım şu üç kıtanın,
    Bir dama tünemiş ötüyorum hem
    Atom çorbasına beni katanın
    Bu yüzden gözünde tütüyorum ben!

    Biraz tembel isem; yok bende kibir,
    Biraz da câhilsem... İlim zâten bir!
    Küllî kusur olsam, bana yeten bir
    Arslanın gönlünde yatıyorum ben

    Bilgelik yolunun türküsü benim
    Ölümsüz ölünün korkusu benim
    Varlık diyârında kurudu tenim
    Yokluk sabâhına bitiyorum ben

    Anlamam kimyâdan, bilmem de cebir,
    Doğum neyse bana, aynısı kabir
    Adına yok denen gâyet acı bir
    Gerçeği yalana katıyorum ben!

    Diyecekler desin; 'Adam deli mi? '
    Bir yetim, bir öksüz tutsa elimi,
    Gönlüme aşk değse, tutup kendimi
    Bir dağdan bir dağa atıyorum ben

    Ey akılsız, çapsız, ruhsuz 'TEYYÂRE'!
    Ey bana ben diye bakan bîçâre!
    Ben, kendim olmayı verdim de yâre,
    Sen olmayı sana satıyorum ben!

  • Cevap Yaz
  • Bir Öykü Rüzgarı
    Bir Öykü Rüzgarı

    Sayın, değerli büyüğüm Mehmet Özdemir;

    'Sevgili hemşehrim.. dostum.. N…..H…….P……hocamız size iki şey öğretememiş…
    1-haddinizi bilmeyi……….
    2-edebi……….. (edebiyat edepten gelir) “EDEB YA HU” '

    Alıntıladığım talihsiz hitabınızdan dolayı esef duyduğumu belirtmeliyim. Haddimi biliyorum, ama neden hadsizlikle itham edildiğimi anlamadım? Bir fikir, bir öneri sunmak bu kadar reaksiyon görüyorsa demek ki anlatamamışım merâmımı.

    Edebsiz demişsiniz şahsım için...Sizinle kaç defa muhatap olduk ki bu kanıya vardınız? Edebiyatçı olduğunuzu biliyorum ama ben de edebiyatçıyım. Ama sizi kaç kere okuduğum hâlde yorumlarınızdan hareketle sizin sosyal cihetiniz hakkında bir yargıya varmadım. Karekterimde 'önyargı' mefhumuna yer yoktur...Sizin gibi değerli bir büyüğümüzden bu ağır ithamları duymak beni üzdü...Yine de haddimi bildirdiğiniz için müteşekkirim.


    Onur hanım;

    ''OKU, GEÇ, ANLAMA, ANLATMA...' diyenler var


    Biliyor musunuz? Bu gencin şiirlerinin okunma oranı her ne ise değerlendirilme oranı o kadar düşük ki! Karşısına tam puanlar sıralanmamış, hiç bir sitede. Fakat şiirden anlayan seçici kurullar, her sitede GÜNÜN ŞİİRİ, hatta birinde HAFTANIN ŞİİRİ seçmişler muhtelif şiirlerini. Dikkat edin! Anlayan anlıyor ve hakkını veriyor. Uzun lafın kısası:

    Değere, hak ettiği değeri verelim! '


    Alıntıladığım yorumlarınızda, anlama ve idrâk etme kapasitenizin ne kadar az olduğunu ispat ettiğiniz için teşekkürler. Bana gerek kalmadan, kendi kendinizi tefrit etmişsiniz. Yorumumdan bu kadar sığ, bu kadar basit anlamlar çıkardığınız için şaşırmadım. Zirâ şerh yaptığınızı sanarak yazdığınız mısra açıklamaları da bunlardan farksızdı. Şimdi anlayabiliyorum neden 'anlamak' fiili üzerinde bu kadar egonuzun aç olduğunu ve kendinizi ispat etmeye çalıştığınızı.

    Kıymetli büyüğüm, hocam, üstâdım, ağabeyim Selçuk Bekar;

    'Evet, ona katılırım.
    Şiir okuyup geçmek için değildir.

    Bilmediğiniz meyveyi bile sadece güzel diye afiyetle mideye indiremezsiniz.

    Hastaneyle bile kurtulamayıp ölmek de var :) '


    Beni şaşırtan zekânıza ve nüktedânlığınıza yakışmayan -benim açımdan- talihsiz yorumunuzu okuduktan sonra aklımdan geçen ilk düşünce şöyleydi: 'Sanırım Selçuk abi de yorulmuş bugün! '

    İlk yorumumda ne demek istediğimi en iyi senin anlaman gerekirdi sanırım...Ben okuyun geçin demiyorum; anlamazsanız bırakın da demiyorum...Neyse ya...

    Atıf Emre Özdemir Kardeşim;

    Harika bir şiir okudum. Diğer şiirlerinizde de aynı kalite ve üslûbu gördüm...Ve Cahit Zarifoğlu'nu anımsattınız bana...Onun kadar başarılı bir edebiyat yaşamınız olması dileği ile...

  • Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (65)