Acıya müptela kalmış ömürlerin Mutluluğa baş kaldırışı...
Pürmelal tutkular hazan garında
Bakışlarımda yokluğun izdihamları
Siner iken avuçlarıma fersah firaklar
İncir çekirdeğinde mor tılsımlı kıyametler
Yokluğun kartpostalları kar beyazı...
Bir tek yokluğun öğretti
Toprağıma iç çekip çiçek vermeyi
Bilmelisin ki t’adındır rüzgârın sesi, yağmurun neşesi…
Mektum adımların sitem habercisi
Peyrev hislerin salınacağında sevda aşikâr...
Azat ettim gönlünü, göğsümden
Asuman ki bakışların taliminde zerre...
Tebessümlerimde ürperti
Gönlüm istasyonlarında kıyamet durakları...
Asuman mühürlü kirpiklerin ipek atlas
Göğsümde kalbinden mozaikler
Hasretin karabasanları oturdukça sineme
Gülüşlerimde yokluğun ahengi matem
Afakım gri...
Kör saatlerin avuçlarında pas tuttu ikindiler
Unutulmuş çekmecemde akşamların soğuk hüznü ..
Meğer insan en çok içinde büyüttüğü baharda üşürmüş...
Hayal kırıklığımın gün batımında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!