Bu nasıl bir asırdır, bu ne kötü bir devran?
Biz kardeşiz diyerek, gelişleri yalanmış.
Ne hakikat var idi, ne kalplerde bir vicdan,
Bakışları hep sahte, gülüşleri yalanmış.
Çıkarcı dostluklarla, gün saydık menfaatten,
Kokuşurken çehreler, dem vurduk secaatten,
Her yerde cehalet var, sorgusuz itaatten,
Mazlumun gözyaşını, silişleri yalanmış.
Siyaset meydanında, yalanlar kol gezerken,
İlmin izzeti bitmiş, cehaletler azarken,
Adalet terazisi, masumları ezerken,
Yüreklere sevgiyi, salışları yalanmış.
Kadın erkeğe dönmüş, erkek ise kadına,
Şimdi bir şey kalmamış, haya namus adına,
Varamadık yıllardır, hakikatın tadına,
Beş vakitte namazı, kılışları yalanmış.
Çocuklar unutuldu, anne baba alemde,
Bütün sözler yabancı kelam oldu mahremde,
Edep sükût eylemiş, ar bulunmaz kalemde,
Gözlerin hicran ile, doluşları yalanmış.
Şöhretler para olmuş, makam ise torpille,
Tıkandı bütün işler, liyakatsiz cahille,
Sözde layık olurken, yalan dolan bir dille,
İstikbalin ufkuna, dalışları yalanmış.
Dualar edilirken, kaldı dilde kupkuru,
İmamın niyeti yok, cemaatin huzuru,
Sadece şekil kalmış, kayıp olmuş kalp nuru,
Kandil gibi ışığı, buluşları yalanmış.
Bir gün devran dönecek, herkes bakacak O’na,
Fânî dünyanın yükü, binecektir sırtına,
Gerçek olan yalnız Hak, ötesi hep boşuna,
Vatan millet diyerek kalışları yalanmış.
Kayıt Tarihi : 3.11.2026 08:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Andeliplehece.blogspot.com




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!