Gül Yüzünde Göreli Zülf-i Semensây Gönül

Ahmed Paşa
19

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Gül Yüzünde Göreli Zülf-i Semensây Gönül

Murabba

Gül yüzünde göreli zülf-i semensây gönül
Kuru seydâda yiler bîser ü bîpay gönül
Demedim ben sana dolaşma ana hây gönül
Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vây gönül

Bizi hâketdi hevâ yoluna sevdâ n'idelim
Pâymâl eyledi bu zülf-i semensâ n'idelim
Kul edinmezdi güzeller bizi illâ n'idelim
Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vây gönül

Ben demezdim ki hevâ yoluna serbâz gelem
Ney-i aşkınla gamın çengine demsâz gelem
Der idim aşk kopuzun uşadam vâz gelem
Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vây gönül

Dil dilerken yüzünün vaslını cândan dahi yeğ
Bir demin görür iken iki cihândan dahi yeğ
Akdı bir serve dahi âb-ı revândan dahi yeğ
Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vây gönül

Ahmed'em kim okunur nâmım ile nâme-i aşk
Germdir sözlerimin sûzile hengâme-i aşk
Dil elinden biçilipdir boyuma câme-i aşk
Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vây gönül

Ahmed Paşa
Kayıt Tarihi : 21.11.2001 05:00:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Vây gönül vây bu gönül vây gönül ey vây gönül
    Yâr ye le le li dost ye le le li ye le li lâ lâ ye lelli dost.

    Murabbalar bildiğim kadarıyla şarkı güftesi olarak yazılır genelde.. Rabia, hani son zamanlarda popüler olan kelime mısırdaki olaylar nedeniyle.. Hatta erbain kelimesi.. Arapça aynı sülaseden türeyen kelimeler.. Dört rakamına ait kelimeler bunlar..burada dörtlük halinde yazmayı esas alıyor murabba sözcüğü..

    Şiiri okuduğumda ben bunu şarkı olarak hatırlıyorum diye düşündüm.. Ve son haliyle bestesini münir nurettin üstadın yaptığını öğrendim google dan..

    Dinlemek isteyenler youtube müracaat edebilir.. Dinlendirici, huzur verici hoş bir şarkı...

    Gerek türkü ve gerekse şarkı formuna sahip eserlerde nağmeye ritmik olarak eşlik eden ancak özel bir sözlük anlamına tekabül etmeyen harf kelime öbekcikler bulunur..

    Bazı örnekler verirsek...

    Dandini dandini dasdana...

    Nanay nanay esmer yarim nanay...

    Gül yüzlülerin diye başlayan şarkıda da iyi bir örnek vardı...

    Düm de re la dir na te ne dir na te ne dir ney

  • Metin Solak
    Metin Solak

    Ya bu şiir daha önce yine günün şiiri seçilmemişmiydi, ben yanlışmı hatırlıyorum arkadaşlar

  • Aycan Taş
    Aycan Taş

    mrb arkadaşlar
    bana bu şiirin günümüz Türkçesiyle yazılmış hali lazım edebiyatçı arkadaşlarımız varsa yardımcı olabilirler mi ?

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    Değerli Nurani Kardeşim,

    Ziya Paşa ile Ahmet Paşa arasında o kadar çok zaman farkı var ki...
    Yine yüzyıllar...
    Korkusu mu varmış veya çıkarı mı olmuş da aşağı yukarı 400 yıl sonra ona övgüler dizmiş?
    *
    Geçenlerde Kim milyoner Olmak İster programında çok güzel bir soru sorulmuştu. Ben lafı uzatmamak için kestirmeden gideceğim.

    Soru: Aşağıdaki dört şıktan hangi kelime 3 (üç) kez tekrarlanırsa bir cümle olur?
    Şıklardan biri: müdür

    Yani üç defa müdür diyeceksin.
    Aynı ton ve vurguda söylersen cümle olmaz, anlamı da olmaz.
    Ama değişik vurgularda söylersen anlam kazanır ve cümle olur.

    Şimdi değişik vurgularla söyle.

    Müdür müdür müdür?

    Hayırlı geceler, değerli kardeşim.

    'GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ'

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    • Ahmet Paşa’yı çekemeyenler, onun şiirlerini İran şiirlerinden alıntıymış gibi lanse etmişlerken (bu da İran şairlerinden daha iyi şiirler yazdığının ispatı ve ifadesidir…Hikmet ÇİFTÇİ)

    …iyi ama kıymetli Hocam Sayın ÇİFTÇİ tam aksine demek ki böyle bir durum söz konusu ki bu şaibe ortaya çıkmış.

    …elbet yüzde yüz doğrudur dersem çok büyük bir günaha düçar olurum. Ama ateş olmayan yerden duman çıkmazmış.

    …güzel hocam nice ödül almış şiirler var ki zannımca şairinden başkasının bir tek kelime anlamamış olmasına rağmen.

    …bal tutan parmağını yalar atasözünden anlaşıldığına göre devrin sultanına yakın olması kendisine teveccühü getirmiş olması muhtemeldir. Biz kendisini hele ki bu dil Farsça, Arapça ağırlıklı ise tam tahlil ettiğimiz elbet söylenemez. Ama okuyucuya verdiği tını, zevk hele hele bu şiirinde “Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vây gönül” bu mısrayı şairin ağzından çıktığını bana anlatamazsınız.

    …saygılar efendim.

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    MURABBA İLE İLGİLİ OLARAK:

    Bu şiirin bölümlerinin son dizeleri – tekrar dizeleri BANA GÖRE ve HATIRLADIĞIM KADARIYLA eksik yazılmış veya eksik yazılan bir şiirden alıntı olarak alınmış olmalı.

    Son dize aşağıdaki gibi olmazsa vezne asla uymaz…

    “Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vay gönül.”

    Arada atlanmış olan bir kelime “bu” kelimesi aslında var diye biliyor ve hatırlıyorum.

    Naime Hanımın da dikkatinden kaçmış olmalı…

    Saygıyla.

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    ŞİİRLERİNE NAZİRELER YAZILIRKEN…

    Bundan çok çok uzun yıllar önce gerçek şairlerden bir şair varmış. Hem de bu şair öyle bir şairmiş ki, “SULTAN-ÜŞ ŞUARA - ŞAİRLERİN SULTANI' olarak ün salmış.
    Bulunduğun yüzyılda, özellikle de Divan şairi olacaksın ve genellikle şairlerin saray ve çevresinde toplandığını bileceksin ve dahi mektep medrese tahsili yapacaksın, ta ki, müderrislik, Fatih’e Hocalık yapacaksın, şairlere yol gösteren, onlara üstad olan ve kendinden sonrakilere de ışık saçmaya; gazel kaside, murabba gibi şiir türlerinde örnek alınacak durumda olacaksın…
    Günümüzün kafasıyla seni anlayacaklar öyle mi?
    Kimler anlayacak?
    Günümüzün şiiriyle uğraşanlar, benim gibi şairlik vadisinde yol almaya çalışan şairimsiler…
    Hiç kimse kusura bakmasın. Herkes kendi yerini de bilmeli. Buna kendim de dâhilim.
    Paşalık, vezirlik, vezir-i azamlık elbette ki ayrı şeyler. Lakin artıların artısı bunlar.
    *
    Dini ve tasavvufi konularda yazmamış olması, onun didaktik ve sosyal konuları fazlaca işlememiş olması şairliğine halel mi getirir?
    Servet- Fünuncuları ve Fecr-i Aticileri şöyle bir hatırlarsak, onlar da bilgilendirici, eğitici, öğretici ve hatta dini ve sosyal konuları işleyen şiirlerden çok, devrin gereği olan MELALLİ, MELANKOLİK, HASTALIKLI hal ve durumlarını, yani zamanın bozuk psikolojisini işlemişler. İçe dönük, basit şeyler, hatta hiç kimseyi ilgilendirmeyecek konular.
    Karın yağışı, firkete (çatal iğne), kış, oğullara, çocuklara yazılanlar vs. vs.

    Ne oldu şimdi?
    Şair olamadılar mı?
    Yahu, konu sadece İLAHİ Mİ olmalı?
    Konu sadece DİN Mİ olmalı?
    Konu sadece VATAN – MİLLET Mİ olmalı?
    Konu sadece HAMASET – KAHRAMANLIK MI olmalı?
    Konu sadece bir ÜLKÜ, İDEAL Mİ olmalı?
    Anlayamadığım, neden konu sınırlandırılmaya ve her eserden fayda umulmaya çalışılır?

    Müzik dinlerken hep İLAHİ Mİ dinliyoruz?
    Resim yaparken hep klasik eserler, kalıplaşmış temel renkler mi makbul görüyor?
    Spor denilince sadece FUTBOL MU akla gelmeli?

    Aşk, tabiat, tasvir ve mazmunlar…
    Teşbih (benzetme), mübalağa (abartma), hüsn-ü talil, mecaz, istifham ve daha nice sanat…

    Ahmet Paşa’nın bu MURABBASI sanatsız mı yazılmış?
    Tasvirsiz mi yazılmış?
    * Şiirlerinin hemen hemen hepsi divan şiirinin söz ve anlam özellikleriyle örülüyken...

    * Şiirleri gayet ahenkli ve aruz veznini de çok ustaca kullanmışken…

    * Kendinden sonra gelen şairlerden AHİ, LAMİÎ NECATİ, ZATİ ve BAKİ gibi şairler, Ahmet Paşa’ya nazireler yazmışlarken…

    * Ziya Paşa, özellikle üç şairi ki bunlar; AHMED PAŞA, NECATİ ve ZATİ'yi;

    'TÜRKİ SUHANA TEMEL KOMUŞLAR'

    Türkî (Türk’e ait, Türk olan) söz söyleyenlerin ÜSTADI, şairlerin esaslısı, temel taşı; SÖZ ÜSTADI) olarak tarif etmişken…

    * Ayrıca, Ahmet Paşa'nın 'ŞEYHİ İLE NECATİ ARASINDA YETİŞEN ŞAİRLERDEN EN BÜYÜĞÜ' olduğunu ifade etmişken...

    * Şairin ünü Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarını aşmışken…

    * Ahmet Paşa’yı çekemeyenler, onun şiirlerini İran şiirlerinden alıntıymış gibi lanse etmişlerken (bu da İran şairlerinden daha iyi şiirler yazdığının ispatı ve ifadesidir.)

    Şiiri TAHLİL etsek ders verir gibi bir havaya bürünmüş olacağız…

    HANİ ALTINDAN SARRAF ANLARDI?

    *** NAİME ERLAÇİN HANIMEFENDİYE İÇTENLİKLE, TAKDİR VE MİNNETLE TEŞEKKÜRLER.***

    Günün şiiri hakkıyla yerini almış. Yer verenlere de ayrıca minnet ve şükranlarımla.

    Şaire yüzyıllar sonrasından Allah’tan rahmet dilerken, şimdilik sevgi ve saygılar diyorum.

    Hikmet Çiftçi
    22 Nisan 2013

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vây gönül

    Ahmed paşa

    ...dakika bir gol bir. hiç bir aklı selimin onay vere bileceği bir durum olmasa gerektir.

    ...bu rahmetli de sırf şiir yazmak için şiir yazmış.

    ...saygılar.

  • Naime Erlaçin
    Naime Erlaçin

    Kendi devrinde “sultanü'ş-şuara - şairlerin sultanı” olarak bilinen, Fatih Sultan Mehmet’in hocası, müderris, kadı, vezir, genellikle aşk şiirleri ile tanınan; kısacası 15. YY.ın değerli bir divan şairini konuk etmişiz bugün. Murabba ile…

    Paşa’nın başımızın üzerinde yeri var. Nur içinde yatsın…

    Ancak bendeki Murabba 7 bentlik. Onu da ekliyorum:

    ___MURABBA___

    Gül yüzünde göreli zülf-i semen-sây gönül
    Kuru sevdada yiler bî-ser ü bî-pây gönül
    Dimedüm mi sana dolaşma ana hay gönül
    Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül /

    Bizi hâk itdi hevâ yolına sevdâ n’idelüm
    Pây-mâl eyledi bu zülf-i semen-sâ n’idelüm
    Kul idinmezdi güzeller bizi illâ n’idelüm
    Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül /

    Felekün nûş iderem nîşini sâğarlar ile
    Doğradı hâr-ı cefâ bağrumı hançerler ile
    Baş koşam dimez idüm ben dahi dil-berler ile
    Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül /

    Yarun itden çog uyar ardına ağyâr diriğ
    Bize yâr olmadı ol şuh-ı sitem-gâr diriğ
    Kıldı bir dil-ber-i hercâîyi dil-dâr diriğ
    Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül /

    Ben dimezdüm ki hevâ yolına ser-bâz gelem
    Ney-i ışkunla gamun çengine dem-sâz gelem
    Dir idüm ışk kopuzun uşadam vâz gelem
    Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül /

    Dil dilerken yüzinin vaslını cândan dahi yiğ
    Bir demin görür iken iki cihândan dahi yiğ
    Akdı bir serve dahi âb-ı revândan dahi yiğ
    Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül /

    Ahmed’em kim okınur nâmum ile nâme-i ışk
    Germdür sözlerümün sûzile hengâme-i ışk
    Dil elinden biçilübdür boyuma câme-i ışk
    Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül /

    (Ahmet Paşa)

  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    gercekte.. Ziya pasa gibi.. suara icre.. isik ziya olmus sairlerimize kiyasla..

    bir pasanin platonik ile baglandigi manitanin.. karsilik vermemesi..

    zavalli pasamizi ask odu ile bas basa kodugunun.. inandirici olmamasindan mi..

    hayir hayir.. kata kata..

    dogru.. belki cepheden cepheye.. kosmus.. dur durak bilmedik bi pasa ile izdivacin.. kiz tarafi.. yakisik almiyacagini dusunmus olabilir.. ancak bunun dizelere izdusumu.. su yonde olmali idi..

    istedim vermediler.. askima postu sermediler
    giz ben garibem.. gul idim dermediler
    gencligim eyvah..

    seklin de.. olmali.. cok slk tekrara dusulmemeli idi..

    ah gonul vah gonul nakaratin da..

    muteakip..

    uslan artik deli gonul bak gelip gecoyor omur..

    tur turev.. mana derinligi enjekte edilmeli..

    okura.. okumasinin bedeli odenmeli..
    yarar faide sagliyacagi.. didaktige.. donusmeli idi..

    tasvirin esamesi okunmuyor..

    divan siirine sadik kalinmali.. yarin diger yarlardan ayrilan ozellikleri sayilip dokulmeli..

    biraz kendinden dem vurup.. yaslimi idi.. yok gencmi .. cokmu cirkindi..

    yok dort dortluktu de.. kizmi cok hoppa idi..

    beyan edilmeli.. eger.. gercekten vuslati hak ediyor kiz gaddar ise.. bizde tempo tutup aglar sizlardik.. icerimiz yaglari erirdi..

    ne sekilde gelosti.. uzun sure nisan donemi ani bir anlasmazlikmi..

    betimlenmeli..

    tekrar ele alinip..

    suse gosterise.. agdali bir dile kacmadan..
    aruz veznine sadik kalinarak.. siirin kurgusu.. yeniden ele alinmali..

    basta bahsettigim noksanlik giderilerek..
    okur kafasinda soru isaret birakmadik.. zengin bir tasvire girisilmeli.. neden sonuc iliskisi icre.. hikaye edilmelidir..

    bu vesile ilede kutlarim.. rahmet dilerim saygilar..

TÜM YORUMLAR (14)