ömür her yeni gün bir eksikle doludur.
şems doğar da gölgesi yarım kalır.
bergüzarın yastıkta bir koku, duvarda bir boşluktur.
vakit heybesinden bir parça daha çalar.
bir ses çekilir sokaktan, bir renk solar.
hatıralar taze kalır takvimler bitap düşer.
gözden ırak olan gönle sual eder.
nedendir senden ayrılığım?
gönle bir giren gözden bin ırak olsa n'ola?
gazel vursa yaprağım kalmasa n'ola?
yer gök yıkılsa oynar mı yerin zerre gönülde?
saadet lazım yaşayana, uğruna can adayan kullara.
hoştur senden gelen ya gonca gül ya diken,
ya hayat yahut kefen, narın da deva nurun da, kahrın da nimet lütfun da.
fark ederse çekilir kanım.
kahır mühürlenir dizlerime.
rüzgar ile esmez artık yokluğunun kokusu.
lâkin varlığında kafi miydi görmeme?
kızıl esir olmuş ikindiye.
kana bulamış dağın eteklerini.
çatmış kaşını sahipsiz yar.
hırçın ırmaklar misali çağlamış derin yara.
sızım sızım sızlatır ciğeri, burkar yüreği.
nedendir bedende vuku bulan bunca sancı?
vadesi dolunca söylenecek sözlerin.
kelimeler bükülüyor, kırılıyor ve batıyor.
sırf sana adamak için bu aciz ömrü en körpe yerinden satırlar döktüm kapına.
ama kıymetini bilmez işte ne hiçbir kuş havada geçirdiği sürenin ne de hiçbir alemdeki hiçbir sen bende tükettiği ömrün.
taşırdığı çilenin.
o kuşun uçtukça artmıyor çığlıkları,
kör karanlık derin bir kuyu.
ucu yok, sonu yok.
bağırsam, feryadım duvarları titretse, ahlarım eceli getirse, duyulmaz sesim yine de.
duvarlar soğuk, titretir ruhu.
keser nefesi.
zemin keskin, binbir can kırığı...
kapın çalar mı bir gün soluksuz düşler?
ardın' kovalar mı derin hayaller?
yaşın akar mı simandan usul usul?
kanım diner mi, yüzüm kurur mu sana varınca?
mehtap çökse üstüme ışığı hapsolsa yüreğime,
bir nebze aydınlanır mı içerimin alacası?
bir tek o sabah ayazda yanmıştı yüreğim.
bir de keder kokan çamurlu yollarda sensizliğe.
sessizdim, çaresizdim.
gönlüm erimişti kirpik aralarında.
sükuta ermişti buhranım.
gezinir durur meçhulde hıçkırıklarım.
nasıl bir hanedir ki;
güneş girmez, ay ışığı düşmez.
duvarları demirden, uğrayamaz sükünet.
her köşesi buhran. uğrayamaz sükunet.
her köşesi buhran. her cam kenarı haykırış.
ocağı sönük. çatısı zemheri.
yaralar var hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.
kime anlatılır bu dertler?
henüz yok çaresi de devası da.
vardır herkesin gökte bir yıldızı.
benimki uzak, karanlık, anlamsız.
içimde müphem bir arzu, fikrimde güç bir düş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!