25 yıldır Tekstilde çalışan Bir kız Annesi
Felek kanadını kırmış turnayım,
Kullar feryat eder, ağlar yarama.
Kurumuş pınarda dertli kurnayım,
Seller, çaylar coşar; ağlar yarama.
Gönül hırkası giyip, nefsi yere sererek
Menzile varmak için, Allâh Allâh diyerek
Varlığın ötesinde, sırra kanat gererek
Aşkın nârı üstüne Allâh Allâh diyerek
Güneş doğudan doğar, feyzi kalbe dökülür
Tok olan anlamaz açın halinden,
Anlayan olurmu yoksul dilinden.
Farkın olmaz sahraların çölünden,
Ayrı düşer isen Allah yolundan!
Bir lokma ekmeği belkide yoktur,
Ey benim tâlihim, ey baht-ı karâm,
Keder bâdesini sunar dururum.
Fânî şu masivâ rûhuma harâm,
Ezelden bu derde kanar dururum.
BİR GÜN
Gönül bahçen kurur benzersin çöle
Sahranın tozuna dönersin bir gün
Ben ki göğsünün en hassas yerinde duran o kırık cam parçasıyım,
her kalp atışında biraz daha derine gömülen,
kanı dışarı sızdırmasa da içini lime lime doğrayan,
dokunmak istersen parmakların kesilir,
çünkü beni çıkarmaya kalksan
Canımdan can bildim,ömrümü verdim
Sırtımdan hançeri vur demedim ki
Sevdamın bağına hayaller derdim
Gönlümden arzumu kır demedim ki
İnandım sözüne, kandım özüne
Kaderin kalemi kara yazılmış,
Bahtımıza çıkan zar demedim mi?
Sevda yolumuza engel dizilmiş,
Vuslata ulaşmak zor demedim mi?
Güle hazan vurup yaprak dökmeden
Derdiğin fidanın boyun bükmeden
Yâd eller bağına alıp dikmeden
Gel artık gönlümün vefasız eri
Çok çileler çektim kırkından beri
Dünya bir han, konan göçer
Hakk’ı ara, Nur’a boyan.
Ecel gelir, kefen biçer
Gafletten geç, Hakk’a uyan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!