Aras Nehri akar, coşar derinden
Kars’ın yeşil yüzü, sensin Kağızman
Bir türkü yükselir, sarsar yerinden
Gurbetin vuslatı, sensin Kağızman
Bağların bereket, bahçen sunar bal
Yüreğim sevdiğim dilim dediğim
Gözlerim ayağım elim dediğim
Meskenim vatanım ilim dediğim
Neyleyim verdiği kırmızı gülü
Kalbimi yaralar zehirli dili
Kalemimin ey nûru , ilhâm ruh-u
cânısın
Her bir damarda akan, aşkla dolu
yânısın
Yüreğimi yakan aşk sanki közsüz bir ateş
Ben bile şaştım kaldım, bilemedim bu ne iş
Gönlümde alevlendi, tutuştu sevda közü
Acep her aşka düşen böyle ağlar mı gözü?
Mahsun bakışlarınla yaktın gönül nârımı,
Sevdâna yakışına kurban olam sevdiğim.
Vuslat-ı râhında buldum bu dertli serimi,
Düzüne yokuşuna kurban olam sevdiğim.
Varlığın kale bana, sığındığım limanım,
En âdil mahkeme Hak divanında
Ahımı alanlar mahşere kalsın
Riyakarlık gördüm sözde ihvanda
Özünde yalanlar mahşere kalsın
İyilik ekerken ihanet biçtim
Doğuştan yaralı benim kaderim
Kırılmış gönlümde murad almadım
Dertlerim sıralı bitmez kederim
Darılmış gönlümde murad almadım
Sazımın tellerinde, bin yıllık sitem gizli
Gecenin zifirinde, yankılanır bitmez dem
Dokundu mu parmaklar, uyanır çalar sözlü
Duyarsa garip ozan, çöker derin bir matem
Yedi tellidir yârim, bam teli kalın sazım
Hayatımın anlamı, damarda gezen kanım,
Söyleme sakın gize, aman dile düşmesin.
Firakınla kül olsun, şu bitap düşen yanım,
Söyleme sakın köze, aman dile düşmesin.
Canımı yolun için emanet diye verdim,
Gönül tahtında sultan, sensin ezelî derman
Ruhuma nakşedilmiş, ilâhî mutlak ferman
Aşkınla kavrulurken, savrulur dertli harman
Son nefeslik sesteyim, bir bilsen ne haldeyim;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!