Sanki ölmüştüm,
sanki dünyaya yeniden gelmiştim.
Sanki nefes almak için
gözlerin bir daha gözlerime bakmıştı.
Gözlerin...
Evet, gözlerin, o mahur gözlerin...
Bana bambaşka geliyordu.
Gözlerin diyorum,
o kadar güzel bakıyordu ki;
gözlerinle dünya turuna çıksam,
dünyada sanki ikimiz varmışız gibi hissediyorum.
Ve sanki gözlerin
yine gözlerime geliyordu.
“Ben seni seviyorum” der gibiydi gözlerin,
yağmur gibiydi,
sessizce düşüyordu içime.
Ne zaman sana baksam,
gözlerin gözlerime denk geliyordu.
Seninle beraber
İshak Paşa Sarayı'nda göz göze gelelim,
kaçak çayımızı içelim.
Gözlerin diyorum;
o kadar güzel bakıyordu ki içime,
sanki yeniden âşık olacaktım.
Ve o kadar güzeldi ki gözlerin,
her baktığında dünyam değişiyordu.
Seni düşünmediğim bir saniye bile olmadı.
Hayat işte, ne tuhaf...
Gözlerin yine gözlerime geliyordu.
Gözlerim kapalı
ve yine seni gördü.
Senin hakkında bütün düşüncelerim
olağanüstü bir hâl aldı.
Uzak ve ulaşılmazdı seni düşünmek,
ama seni düşünmek
gökyüzü gibi pırıl pırıl parladı.
Taş bir kalbin varmış misali
beni sevmedin.
Ama ben seni sevdim.
Sevmek için uğraştım,
sevmek için mücadele ettim.
Geceler beni korkutmuyor,
çünkü gökyüzünde yine sen varsın...
Uzak olma, çok özledim seni.
Senin için gökyüzünden geldim.
Hayalin yetmez, dön desem,
gökyüzünde seni görmek ne güzel...
Kayıt Tarihi : 21.09.2026 16:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!