nedendir bilmiyorum
ben seni hep tren garlarında bekledim
kalabalık otobüs terminallerinde ya da
hava limanlarında değil
metal çığlıklarıyla perona gelen
sisli bir tren siluetinde bekledim
yıllar sonra fark ettim ki…
bu şehre gelen trenler
kimseyi getirmediği gibi
hep birilerini götürüyor
benim gibi bekleyenleri de
rayların pasına gömüyormuş
beklemek dedim de aklıma geldi
sevgilim
sahi kaç mevsim daha seni bekleyeceğim
hiçbir randevuya geç kalmayan ben
hep böyle aşka geç kalıp
daha kaç aşksız geceyle lades tutuşacağım
beklemekten şikayet ettiğimi sanma sakın
gelip gelmemen de değil maruzatım
bu şehirde seni tanıyan herkes
ecel gibi yakama yapışıp
-nerede o gökkuşağı saçlı kız neredeeee diye
seni soruyorlar
onlara söyleyecek yalanım kalmadı artık
bunu bil diye söylüyorum
bunu ister itiraf say ister iltifat
beklemek denen bu ruhsuz eyleme
dünya borsalarında kimse yatırım yapmasa da
ben seni beklemeyi seviyorum
çünkü seni bekledikçe
ılıman rüzgarlar esiyor sakallarımda
gözlerimde ege mavisi
saçlarımda iyot kokusu
Akdeniz de bir balıkçı kasabası oluyorum
bazen kösnül çiçekler açıyor
özlemlerimin dik yamaçlarında
çatlıyor şehvetin ar damarı
senden habersiz
seninle şeytana uyuyorum
bazen de bir öküz oturuyor içime
bütün iyi niyetlerim geviş getiriyor
anason kokulu
arabesk bir adama dönüşüyorum
sen ister gel ister gelme
ben en umutsuz coğrafyada bile
lirik kavuşmalar biriktireceğim bize
en karanlık gecenin göğsüne
beşi bir yerde umut dizip
bütün çoraklığına inat
martı sesleri fısıldayacağım
bu şehrin kulaklarına...
Ömer Yücekaya 2
Kayıt Tarihi : 4.11.2026 15:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!