İnsan, görünmez iplerle bağlıdır geçmişine. Attığı her adım, söylediği her kelime, bir zamanlar başka bir yerde yaşamış başka birinin yankısıdır. Bazen bir melodi duyarsın ve o melodi, hiç tanımadığın bir dedenin çocukluk hatırasını canlandırır. Bazen bir koku, hiç bulunmadığın bir odaya aitmiş gibi gelir. Bu ipler, bizi boğmaz; aksine, bu büyük zaman tünelinde yalnız olmadığımızı fısıldar. Biz sadece kendimiz değiliz; biz, bizden önce yaşamış herkesin birikimi, söylenmemiş sözleri ve yarım kalmış rüyalarıyız. Bu, hem bir yükümlülük hem de tarifi imkânsız bir konfor. Bir an durup, o görünmez bağların tenindeki serin dokunuşunu hisset.
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta