Sen benim gönlümde açan nadide bir gonca gülsün. Aklımda, zihnimde ve yüreğimde sonsuza dek yer edeceksin. Bu yürek, sensiz bir daha asla gülmeyecek. Nasıl ki bülbüller gül kokusuna hasretse, ben de sana öyle derin bir özlem duyuyorum. Hasretin yüreğimde öyle bir yara ki, anlatsam kelimeler yetmez, yazmaya kalksam mürekkep tükenir. Çünkü sen her şeyin en güzelini hak ediyorsun, benim biricik sevdam.
Ömrümün en güzel çiçeği, dalıma konan nazenin bülbülümsün. Derler ya hani “sevda kuşun kanadında” diye, işte sen de benim kalbimde açan tek gül, çocuklarımın annesi, evimin direği, sevda çiçeğimsin. Bu sevda dedikleri, ömrümün çözülmeyi bekleyen en güzel bilmecesi. Her anımda, hep yanımda ve aklımın tam ortasındasın.
Orhan Gencebay’ın o hüzünlü şarkısında dediği gibi: "Ben topraktan bir canım, senin gibi çiğnesen ne fark eder yolun gibi?" İşte sen de beni ezsen, geçip gitsen bile, inan bana bu gönül yine de sana boyun eğer.
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta