Bir pusula dilini yitirirse nerede kalır yön?
Adımlarım, haritası silinmiş bir labirentte kayboluyor,
Gözlerimin rengini unutuyor sokak lambaları.
Ne bir merhaba ne bir veda var taş duvarlarda,
Her köşe başında biraz daha yabancılaşıyorum,
Kendi sesime bile yetişemiyorum artık,
Sessiz bir infazın sabahındayım.
Duvarlara sinmiş evvelki hayatların gölgesi,
Pencere pervazında birikiyor unuttuğum mevsimler.
Zaman, durmuş bir saatin içinde unutulmuş,
Akrep yelkovanı arıyor, zaman kendine yabancı,
Bu yorgun nehir de denize kavuşamıyor.
Göğüs kafesimde sıkışıp kalan o eski kuş,
Kendi kanatlarıyla vuruyor kafesini.
Hangi rüzgar attı beni bu kireç kokulu limana?
Toprağın altında kalan köklerim, uzaklarda sızlar.
Ne geçmişin o sıcak ocağı ısıtır bu ayazı,
Ne de yıllardır dilimde taşıdığım türkü tamamlanır.
Bir yanı memleketimde kalır o türkünün,
Bir yanı yabancı topraklarda susar.
Yolun sonu görünmez bir sisle örtülü,
Her adımda biraz daha yıkılıyor geride bıraktığım ömür.
Ey kördüğüm olmuş sokaklar, adsız caddeler!
Siz hangi rüyanın yalanıyla avutuyorsunuz kendinizi?
Ben bir mermer masanın başında,
Kendi sessizliğime yontuyorum suretimi.
Gurbet dediğin, sadece bir coğrafya değilmiş meğer,
İnsanın kendi göğsünde taşıdığı
O bitmeyen sürgün yeriymiş.
Ve gece, ağır bir zift gibi dökülürken şehre,
Yıldızlar çoktan terk etmiş göğün mahzenini.
Elimde ne bir harita ne bir pusula,
Bir avuç kelimeye sığınmış kırık bir ömür.
Gidersem buradan bir gün,
Ne arkama bakan olur,
Ne de bu ıssız rıhtımda adımın yankısı kalır.
Şimdi göğsümün ortasında çatlıyor aynalar,
İçimde susturulmuş bir dua gibi eksiliyor bütün sesler.
Ne bir dua döndürür artık bu geç kalmış vedayı,
Ne de yürüdüğüm yollar söküp atar içimdeki pası.
Ben kendi cenazemi omzumda taşıyan bir yabancıyım,
Ve bu devrilen dünyada,
En çok kendime geç kaldım.
Ve bir gün rüzgar tamamen susup da
Bu yabancı topraklar adımı unuttuğunda,
Ardımda adımı taşıyan bir taş bile kalmayacak,
Yokluğum, bu şehrin sessizliğine karışıp kaybolacak.
Ben buraya ait değildim zaten, ey hüzünlü şehir,
Sadece bir ömrün gürültüsünde
Yarım kalmış, ağır bir nokta gibi öleceğim.
Bahtiyar Cm
Kayıt Tarihi : 2.11.2026 00:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!