ben hiç yolculuğu sevmedim ve yolcu edilmeyi,otobüs camları hep ellerime kafes gözlerime gardiyandı aslında,hem sarılıp hem el sallamak benim için çelişkiydi kokusu burnundayken geride bıraktığının,dönerken virajı tamda ve kaybolmak üzereyken son bir çabaydı sevmek benim için,uzakta belli belirsiz bi insan ve gittikçe küçülen bir umuda el sallamak,aslında hiç yapılamayanı yapabilmek,geri dönüp son bir kez bakabilmek,hiç unutamayacığım bir fotoğrafkaresinden ibaret gidişin,hala aklımın duvarında asılı..
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta