susuyorum…
esintimde vurgun yemiş,
sönmüş kandilim.
konuşacak kadar ayık değil,
körkütük sarhoş dilim…
içimde cahilliğin utanç manzarası.
korkuyorum çünkü;
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




gayri dayanamam ben bu hasrete... ya beni de götürrrr, ya sen de gitmeeeeeee.. atein adına canım yakma çıramı.. ya beni de götür ya sen de gitmeeee'
şiirinizi okurken bu türküyü bedia akartürkün o deli sesinden dinler gibi oldum...
ama.. gidene kal denilemediği de bir gerçek değil mi? hem de en acı gerçeklerden...
biliyo musun burkuldum.. yüreğim acıdı..
kırık bir aşk hikayesi...
aslında, belki de, kimbilir
şimdiki zamanın hikayesi
yüreciğine sağlık.. tebrikler..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta