“Git ki durmak kalsın '

Hayrettin Taylan
1968

ŞİİR


21

TAKİPÇİ

“Git ki durmak kalsın '

'o kendini biliyora nazire'


Sen gelene kadar kederim açık artırmada. Senin ihalene katıldım, yüksel bedel ödemeye hazırdım. Kader ile heder yan yanaydı. Olmaz dediler, olmaz …
Takdiri ilahiyse olur belki. Ben senin uğrunda çok takdir aldım; ama takdiri ilahiye yeniden mahzar olmadım.
Gönül pencerem sonuna kadar açık.
Sen gelene kadar ihale devam edecek. Yüksek bedeline hazırım; ama ihale durmadan iptal ediliyor. Ben aşk tüccarıyım diye güzeller ihaleden atmak istiyorlar.Öyle demişsin.O,aşık değil,aşkın tüccarı …

Sana varma felsefesinin volkanik düşüncelerinde yok oldum ateşlere.
- Belledim kendi rüyalarımı.Bilinçaltımdaki altınlarını aradım. Elimde elmasından yapma soyut sevgiler.
-aşkın en bilenen kitabelerine yazdım seni.
- Kimliksiz bir aşkın acilinde ilaç yazdın, yaram ile arama.Beni arama dedin en hasta halimden.
- af yollarında afyon içtim,kaderim sarhoş ben hala ayık.
Yaralarıma yazdım, silindin.Silinenlere sildim, silinmedin. Hikmet orda, en silinmeyecek yerdesin.

- İmkansızlığımın efsunlarına kutsi kalışlar ekledim, benim ile senin aranda ana bir duvar ördü aşk arıları.
-Yarın balına çok yakın bir tatla yazıldı bir kere.
-Sevgiyim, umulanım, en çok da unutulanım…
Zemherisinde yılan üşüyen zehrinde aşka dermanlar olan leyli bir çölün sıcak canıyım
-Bu yüzden her kumulun yüreğinde yuvam var. Bu yüzden yer acıda bir hissem var.

-bilinmezliklerin millerindeyim.İl il, gül gül, efil efil büyüdüm aşka.

-Aynı müziğin sol çalışında sol yanım yamalanır, kendime çalar,kendimden geçer bir mazi büyütürüm.
- duyumsamak fosilimden sana dair kanıtlar bulurum.
-Duy beni sağır dünyanın aşk kulağı
En bilindik samyelinden sıcak yelin okutur benimi.
-Dur hele! Duyduğun benim aşkımın selası değil. O ölmedi, o içimde ölümcül yaşıyor
Dur hele! Sevdiğin benim,ben.Ben daha içinde ölmedim.

Sus hele! Su ile günah arasında lut ve mit kendi kedersizliğini anlatmadı.
-Her aşk kendi belasını yaratır
Bil hele! Ben aşk tüccarıyım, baharlar geldi, baharatını almaya geldim desem de yalan.
- Sen de ham işlenmemiş aşk gördüm.Maden gözlerinden okudum tutuluşunu
Tut hele! Grizu patlamasında ağır yaralıyım, yüzüm sensizlikten katran karası renge aşina.

Sen “nazla canın gam” elçisi olmuşsun.
Dur hele! Yaramın bandını sar kere kere son kere.

Kavuşmak,kavuşamamanın son adımı, sen adım atmaya öğrenemeyen tutku bebeği
Dur hele! Biraz büyü, adım at bakalım sabrın sancağı altında. Ben Yusuf oldum, kuyuna, huyuna, soylu suyuna atıldım.

Suya, buza,ruha, geleceğe, eleğe,gerçeğe, öze yazdığım her şeyde bir hayır vardır.
Dur hele! Sana sardığım sözcükler makarasını çekiştirip durma,biraz kendine ağıtlar yaz,biraz kendine acıklı türküler yaz Aşık Veysel’in kızı.

Hiç bitirilemeyecek bir aşk’ın geleceğine ayna oldun,an oldun, şan oldun, son kurban oldun.
- Dur hele! Bugün benim bayramım seni öpmeye geldim,uzat kurumuş sevda dudaklarını , öp beni aşktan.
- Sonsuz bir menzilin yatağındayım göz pınarlarınla ıslanıp uslanıyorum aşka.
-Başka seçeneği olmayan bir aşkın aşk şıkkıyım. Beni işaretlediğinden beri yaram ile can parem arasında tanımsız dehlizler yuttum.
-Teslim olduğum mantığın tığıyla bana nakışlar örmeye devam et.
Dur hele! Bilemediğim gerçeklerin reçelindedir adın ve tadın.Henüz ruhumuzun kahvaltısında sevgi ekmeğimizi bandır bandıra, yar sana bağıra bağıra bir dem yaşanmadı.

Süresiz yayınlar gibi çoğalan bir sevginin kitap halinde değiliz.Yazıldık o kadar,her şey yazılarda,her şey sözlerde, her şey içsel volkanların yürek cebinde.
-Oysa fay kırıklarımda kaldın sen hep.Nazlı bir fay kırığım vardı, fay yatağında yalnız yetişen Ayşeleri yiyerek besleyen bir nevi aşk otuburuydum.

-Nice karanlık dizelerin sözünde kalıp durma, önce kendi huzuruna aynalar tak.
Güleç bir dünya sun bahtının tahtasına .Sonra bir dua ile güzel bir son yaz kadere.
-Dur hele! Hep umulanın Ummanlarında yaşamaktır aşk.
Ufuklarını silerek,ümitlerini körelterek, acılarını bileyerek, bilerek,bilmeyerek bir sen yaşanıyor.Bil sen de bilmesen de…

Hiç içilmemiş zemzemle senli vedalarda buluşmakdık. Aşk ayrılmaktır.
Bin dizenin arasına sıkışmış,
-Hani ayrılığımız,hani ayrılığımıza dizdiğimiz kurşunlu dizeler..

“Git ki durmak kalsın
- Vadesiz bir hesap açtım gün ile bir gün arasında. Karım artıyor ,karıma.

Defalarca bir güzelin nazında ölmüş ölümsüz bir arslanım.Aşk ormanları dışında yaşamayı bilmeyen, yalnız ürkek ceylanların peşinde koşan,yalnız onların yüreğinde tarifsiz simyayı arayan,ermiş bir aşk muharririyim.

Dur hele! Sende kalışlara yazdığım besteli tutku türkülerimi dinle benden.
- Benim sızım suyu deler,gönlünü deler …


“Git ki durmak kalsın

Öl ki yaşamak kalsın, vadesiz…”

Hayrettin Taylan
Kayıt Tarihi : 21.5.2010 15:23:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Dilek Mert
    Dilek Mert

    git ki durmak kalsın tebrikler

  • Meryem Durdu
    Meryem Durdu

    kelime dağarcığınızı beğendim gönül gözünüze sağlik severek okudum kaleminiz hep yazsın

  • Hatice Nilüfer Karadaş
    Hatice Nilüfer Karadaş

    harika tebrik ederim

  • Berfin Güleç
    Berfin Güleç

    hissederek keyifle okudum yüreğinize kalemize sağlık..

  • Aynur Kaçar
    Aynur Kaçar

    çok güzel mısralar...

TÜM YORUMLAR (7)