Ufukta kızıl renk, yanıp sönüyor,
Sahilin koynuna, akşam iniyor,
Ozanın telinden, name akıyor,
Hicranlı makamlar, gönlüm yakıyor.
Sinemde bir ateş, harla yanınca,
Efeler misal, meydanda kalınca.
*
Birazdan, lacivert olacak gökler,
Kıyıda bekleyen, yorgun kayıklar,
Engin boşluklarda, süzülen kuşlar,
Tepeler ardına, gizlenen düşler.
Dolaşır havada, garip nefesler,
Bilinmez, nereden gelir o sesler,
Hangisi acaba, bu sırra eşler.
*
Kuşların sesinde, hasret duyulur,
Sazların bam teli, derde koyulur.
Duyulan figanın, özünde benlik,
Mekanı sorarsan, burası şenlik.
Karanlık çökünce, susar mahalle,
Limanlar uykuda, dalar hayale.
*
Mızrabın vuruşu, durmasa eğer,
Şu akşam vakitler, vermese keder.
Çiçeğin üstünde, bülbül öterken,
Vakitler tükenip, günü biterken.
Tam şuracığında, omzun başında,
Tutkuya dalar mı, aklım yaşında,
Tan yeri ağaran, o kör bakışta.
*
Yıldızlar dökülür, kadeh dolusu,
Yayılır etrafa, rakı kokusu.
Eskimiş masalar, gıcırdar durur,
Hatıra dediğin, alnından vurur.
Şarkılar bitince, başlar sohbetler,
Geçmişten bugüne, taşınır dertler.
*
Rüzgarın ıslığı, cama vururken,
Sandallar rıhtımda, bağlı dururken.
Yosun kokusuna, karışır duman,
Zamanı durduran, o eski liman.
Kediler dolaşır, ayak altında,
Huzuru bulursun, dostun katında,
Kimisi efkarlı, kimi farkında.
*
Nağmeler yükselir, arşa ulaşır,
Melodiyi, ruha gizlice taşır.
Kaybolan yılların, izi burada,
Mutluluk saklanır, belki şurada.
Işıklar yanınca, gölge kısalır,
Yabancı çehreler, birden azalır.
*
Sazende susarsa, neşemiz kaçar,
Karanlık örtüsü, arayı açar.
Fesleğen kokusu, sarsa her yanı,
Unutmam mümkün mü, geçen zamanı.
Nefesin değerken, nefesime dost,
Serilir ortaya, muhabbetten post.
Bu belde şahittir, gerisi de boş.
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 17:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!