Biliyorum, bekliyorsun beni.
Bir gün çıkıp gelirim sevgilim…
Hiç beklemediğin bir anda, düşünceli düşünceli yürürken sararmış yaprakların üstünde.
Ay gibi cemalinden, çağlayan dere misali süzülürken gözünden yanağına yaşlar, gözyaşından öpmeye gelirim.
Göğsün terk edilmiş bir harabe, kalbin göğsüne sığmadığı anlarda soluğun olmaya gelirim.
Sevgilim, beklediğini biliyorum; beklentinin olmadığını da.
Bir oluruz seninle ikiyken, gelirim sevgilim… gelirim.
Serçeler gibi dal ucuna konup, kafa kafaya verip mehtabı seyrederiz.
Dünyayı susturur, sarılır birbirimize akarız seninle.
Ama gelmek de bir cesaret istiyor.
Göğsümün ağrısı, benim uzağım.
Bunu, hiç sevilmediğim yaşantım öğretti bana.
Bekleyişinin ince ağrısını, sancılı olduğunu biliyorum; bilmelisin ki gelişimin yükü de hiç hafif değil benim, gözümün aydınlığı, ah olmayan yanım…
Bütün yollardan geçtim ben.
Durup durup soruyorum kendime:
Biz, bu kadara değer miyiz seninle?
Gerçek aşk varsa, neden bu kadar korkarak seviyoruz?
Neden kalp, en çok inanmak istediği yerde sınanıyor?
Aşkın tanımını bilmiyorum.
Aşk dedikleri şey; iki insanın birbirini onarması, anlaması, katlanması mı, yoksa aynı yarayı farklı yerlerden kanatması, ya da bir serabın yansıması mı?
Sana geldiğimde yuva mı olurum, içimde taşıdığım fırtınaları, yorgunlukları, karanlığı mı bırakırım yüreğine?
Omzuna başımı koyduğumda susacak mı dünya, yoksa içimdeki gürültü sana da mı bulaşacak?
Beklenmek istiyorum sevgilim ama bir beklentinin ağırlığında da ezilmek istemiyorum.
Beni iste…
ama benden kusursuz birini yaratmamı bekleme.
Seni seviyorum.
Ama sevgimle canını acıtmaktan korkuyorum.
Çünkü ben hep iyi günlerden, sadece gördüğünden ibaret değilim.
Suskunluklarım var, taşan bir nefsim, yarım kalmış taraflarım…
Beni çağırdığını biliyorum.
Sesini, nefesini duyuyorum, hissediyorum.
Ama geldiğimde senin huzurun mu olurum, hayatının ortasında çöken bir karabulut mu, bilmiyorum.
Bugün beni böyle seviyorsun!
Peki yarın?
Huysuz, aksi yanlarımın çoğaldığında, eksildiğimde, bilmedigin taraflarıma da aynı yüzden bakar ve görür müsün ?
Zaman her şeyimizi aşındırdığında, öyle de sevebilir misin beni?
Son nefes geldiğinde adımı korkmadan fısıldar mısın?
Sonra bensiz nasıl gidersin mesela?
Çok büyük korkularım var, biliyorum.
Bu yüzden gönlünün eşiğinde sessizce duruyorum.
Sen Gelmiş say beni ; gelirim sevdiğim, gelirim.
Önyargılarım cesaretsizliğimden değil; bildiğim sevdalardandır hatta.
Ah, beni bende bırakmayanım…
Ben hep seninleyim; tam olabilmem için.
Varlığın, korkudan kurduğum bütün cümlelerin önüne geçti; biz imkansızı başardık.
Yazdı ve mühürledi yaradan.. .
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 01:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!