Ve sonra gece olur.. Susar herşey.. Vicdanın hariç !
Gökkuşağı griden siyaha dönüşür yavaş yavaş... Saatin tik takları duyulur ... Bir de kalbinin çırpınışları...
Uyku gelmez , gelse de misafir edilmez gözlere ... Sözler "sus" olur.. Kelimeler "iflas"... Zaman akıp gider, "hayat" gibi ...
Ve sonra yenik düşer göz kapakları, yaramaz çocuklar misali... Bir birini kovalayan "gece" ve "gündüz" , ömrü tüketen insanoğlu gibi !
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Ve sonra gece olur.. Susar herşey.. Vicdanın hariç !
Tam da böyle.. Tebrikler size...
Gönlünüze sağlık...
Sevgilerimle...
Vicdanın terazi kefsine düştüğü saatlerdir geceler, herkes uyur ancak uyanık kalan kendini çarmıha geren vicdandır...
Suspus olur diller, gözler yat uyu derken yürek uyumaz diker insanı ayağı... Zamanın hoyratlığında bir pula harcanan hayatlardır, kendi rüyalarını, kendi hülyalarını gören... Ya yarın? İşte orası koca bir meçhul... Bir varmış bir yokmuş misali...
Kaleminize yüreğinize sağlık Neriman Hanım...
Saygı ve Selamlarımla.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta