Gece karanlığı çökmüş dağların üstüne, İnce ince yağmur yağıyor sessizce. Sis dağlardan ovaya ağır ağır inerken, Ben yine o geceye dönüyorum istemeden. Hatırlıyorum… Eski bir evin önünde durmuşum, Elimde yarım kalmış bir çanta, Kapının eşiğinde son kez arkama bakmışım. İçeride bir saat işliyormuş, Benim içinse zaman o anda durmuş. Bir ses vardı o gece, “Gitme,” demeye yaklaşan ama susan.Ben de sustum. Bazen insanın hayatını değiştiren şey Söylenen bir söz değil, Söylenemeyen tek bir kelimedir. Kapı kapandı. Yağmur biraz daha hızlandı. Ben yürüdüm… Ayaklarım çamura bata çıka, Arkamda bıraktığım ev küçüldü, Ama içimde bıraktığı boşluk büyüdü. O günden sonra yağmur ne zaman yağsa Aynı kapının önünde buluyorum kendimi. Aynı soğuk taş, aynı karanlık, Aynı yarım kalmış veda… Yıllar geçti. O ev belki çoktan değişti, O sokak belki beni hatırlamıyor. Ama insanın hafızası garip; Bir koku, bir yağmur, uzaktan gelen bir kapı sesi Yıllarca sakladığın acıyı Bir anda avuçlarına bırakabiliyor. Şimdi yine sırılsıklam bir yolcuyum. Ayaklarım buz kesmiş, Omuzlarımda gecenin ağırlığı var. Ama beni üşüten bu soğuk değil. Ben hâlâ o kapının önündeyim. Hâlâ söylenmeyen o kelimenin içinde, Hâlâ dönüp bakmadığım son bakışın peşinde… Ve anlıyorum artık: Bazı insanlar hayatımızdan gitmez. Sadece sesleri susar, Yüzleri uzaklaşır, Ama bıraktıkları boşluk İçimizde yaşamaya devam eder. Benim içimde kalan da Bir insan değil yalnız… Bir gece, Bir kapı, Bir veda Ve söyleyemediğim Koca bir “kal” kelimesi..
Selam AykutKayıt Tarihi : 6.11.2026 21:05:00
Şiiri Değerlendir
Selam Aykut'a ait şiirlerin izinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve yayımlanması yasaktır. Tüm hakları saklıdır.




TÜM YORUMLAR (1)