Saatin tik takları
kör bir kuyunun derinliğine düşen taş gibi
uzun, ağır ve yankılı.
Odanın duvarları karanlıktan örülmüş,
gözlerim karanlığa alışsa da
sensizliğe alışmıyor kalbim.
Bir lambanın loş ışığında
gölgeni çizmeye çalışıyorum,
ama her çizgi kırılıyor
ve kağıdın ortasında bir boşluk kalıyor,
tıpkı bende bıraktığın gibi.
Gece yarısı ağırdır;
düşünceler, uykunun ipliğini koparır,
rüyalar bile hep yarım kalır.
Penceremi açıyorum,
soğuk bir rüzgâr yüzüme çarpıyor;
belki o rüzgâr
senin kokunu getirir bana…
ve ben,
beklerim seni,
gelmeyecek bir hayal gibi.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 16.8.2025 15:33:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!