ellerini saklıyor gece
karanlık bir denizi sürüyor uyku
bulduğum ilk duvara bir martı bir tekne çiziyorum
Tanrı’yı arayan bir çift gözün içindeyim
rüyalarım kesik kesik veremli bir öksürük
bacağımdan vuruyorlar gerçekleri
yalanların ve sansarların kuyruğunda kanlı yara
damla damla su damlatıyorlar dudağıma
ölmeden ölümü tadıyorum
bir zamanlar güneşti annem
üşüdükçe tenime mevsimsiz baharlar çiseletirdi
şimdi bir kederin kuyusundayım
çırpındıkça üstüme üstüme geliyor gece
ölümün kendisini buluyorum
sıra sıra olmuş bekleyenleri
varıp varıp da kucaklıyor hepsini
bana uğramadan geçiyor
yine üçüncü kez
rüyada güz mevsimi
yaprak yaprak dökülüyor ağaçlar
uyanmak istedikçe uyuyorum
kedimin bal sarısı gözlerinde
gecenin çekçeklerine bağlı ellerim
tersine tersine yüzüyorum
acının kahvesinde
sular durgun kayıklar suskun
fırtına geçiyor sokaktan
duvarları yere indirerek
yüzüme yüzüme çarpıyor rüzgârlar
üşüyor çatım üşüyor evim
çatıda paslı yağmur oluğu
olukta ölü serçeler
ölü karanfiller
kapıma dönüyorum
kapım açık içeride saçları çürümüş tek gözü kör bebek
koltukta tüyleri dökük yeşil bir kedi
masa da
geçmişten bir zarf
yarısı yırtık bir mektup
gece zifiri yazılar silik silik
tek kelime okunmuyor
2910202610:15
Ayşe UçarKayıt Tarihi : 31.10.2026 20:32:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!