FUTBOL ŞİİRLERİ

FUTBOL ŞİİRLERİ

Fevzi Günenç

15. Çocuk Oyunu
KOMİK BİR ANNELER GÜNÜ KUTLAMASI
Yazan: Fev

OYUNDAKİ KİŞİLER:

BABA
..

Devamını Oku
Rasim Köroğlu

Her kime sorarsam hali, hatırı,
Sohbeti futboldan açıp gidiyor.
Konuşmuyom diye toptan ötürü,
Usulca yanımda kaçıp gidiyor.

Dedem de kapıldı topun şerrine,
Bizim kaptan diyor, hafız birine,
..

Devamını Oku
Nevzat Dağlı

Gündemi sarıyor saçmalık her gün,
Zırvada kendini aşana güldük.
Yalanlar baş tacı, gerçekler sürgün,
Doğrunun peşinden koşana güldük.

Demokrat, işçiden hakkı sakındı,
‘Ayaklar baş oldu’ diye yakındı.
..

Devamını Oku
Mustafa Erol

Halaylar çekerek gönderdim seni.
Ordumuza emanet verdim seni.
Ne yazdık ki kefenle gördüm seni.

Bu cennet vatan için nimetsin sen.
Sıra başka Mehmet’te,ŞEHİTSİN sen.

..

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Açmışım gözümü damlı bir evde
Omzuma takılmış nazar boncuğu.
Efsunkâr bir manâ gizli her şeyde
Arıyorum halâ mahzun çocuğu...

Söğüt dallarından yaptığım düdük
İlkokul çantamdı kadife kumaş.
..

Devamını Oku
Hayrettin Keren

Seksenlerin gençleri bizdik
Sen ben yani hepimizdik
Zamanımız kısıtlı, imkanlarımız dardı
Ama bizde de mangal gibi yürek vardı

Sevdiklerimize mesaj atmazdık
Lafı geveleyip uzatmazdık
..

Devamını Oku
Ali Şahin 7

Arkadaştık abim oldun
Sen gidersen üzülürüm
İnce derdi nasıl buldun
Sen gidersen üzülürüm
***
Hayalini koyma boşta
Taşıyayım seni başta
..

Devamını Oku
Nedim Uçar

Ak köpük üstünde eski takalar,
İlyas, Temel, Dursun hamsi yakalar,
Fıkraya dönerken anlık şakalar,
Rize’de dört mevsim çay Karadeniz.

Doğal bir gıdadır fındığın içi,
Topuğuna değer Haççe’nin saçı,
..

Devamını Oku
Fethi Aslan

Büyük usta Nazim Hikmet`in anısına


Sen yokken burada,
değişen birşey olmadı iyiden yana.
Halen ayaklarında ki ziciri servet,
iki büklüm olup papuc yalamayi nimet sayanlar var.
..

Devamını Oku
Akın Akça

1.

Çukuruna gebe levazımatçı
Çukur neden kazsın kaldırım
Ortasında ya da hangi sebeple
Dönüşümlü olabilsin kendine
Kepaze bir yalancı bahtı kara,
..

Devamını Oku
Barış Erdoğan

On bir-on iki yaşlarında başlayan yazma aşkının somutlaştığı yıl (1994) , yirmi yaşındaydım. İlk şiir kitabını yayınladım. Denge yayınlarından ve beş bin iki yüz tane çıktı. Elden sattım. Sırtıma çantayı, çantanın içine onlarca kitap koyarak “kitapçı geldi” esprisi ile sattım. Sosyal oluşumlar, dernekler, siyasi partiler, eş-dost ve... Şu anda bile; şair-yazar sıfatı için uğraşırken, o yaşlarda bu sıfatı yakıştırmıştım kendime.
Armağan ettim çok sayıda kitabımı.
Sen adam olamazsın dediler.
- Her şey para değil dedim.
Ağızlarını yamulup, boyun kıvırdılar!
- İnsan okur, paylaşım. İnsan okur, emek. İnsan okur, eşit dedim.
Aptal dediler.
..

Devamını Oku
Necdet Uçan

inşaatta çalıştım
kum ve malzeme çektim
gençliğimde
ta ki Zafer arkadaşım
üçüncü kattan düşünceye
ameliyatla zor kurtuluncaya kadar
futbol da oynardım mahalle takımında
..

Devamını Oku
Yılmaz Aybar

Adı batsın
Şu bizim Savaş ilkel yaratıktır
Kitap okumaz hiç
Hep silah taşır
Duygusuzdur nerdeyse
Fikir fukarasıdır
Kafası kızınca birilerine
..

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Hayatın kayıyor bir ince
Düzlem üzerinde
Hiç kimseye belli etmeden
Ölüyorsun
Bu bir intihar değil
Biliyorsun.
Vücudun yavaş yavaş
..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Gel de çocuğa ters çık toplum, futbol seviyor,
Ekranlar ya da çevre futboldan bahsediyor…

Fakat bu çocuk Emir yani bizim Emirhan,
2 H denildi mi sınıfında çalışkan…

Dedi, Türkiye’dir bu Karadağ’ı yenecek,
..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Oyun şaibe dolu ama kâr sağlayıcı,
Kaçak saha içinde bizleri bağlayıcı…

İki futbol takımı iki ayrı top ile…
Tek sahada maç yapar büyük ciddiyet ile…

Basket direkleri de tam kalenin önünde,
..

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Şerif susmuş sıra Orhana gelmişti.Kendi problemlerinden bahsetmeden önce,Şerifinyaralarına biraz olsun merhem olma gayretiyle konuşmaya başladı Orhan
--Kardeş senin problemin ciddi,hemde çok ciddi.Anladığım kadarıyla yenge biraz sıkılmış,yada ne bileyim flört döneminizdeki heyecanı göremeyince hayal kırıklığı yaşamışki bu yeni evli çiftlerin genelinde olur.Bu yüzden ikide bir annesine gitmek istiyor olabilir.Çünkü sen evlendikten sonra değiştin,ama ailesi hala aynı.
--Nasıl yani
--Şöyleki; O, seniboş vakitlerinde tenis oynayan,doğum gününde fransız şarabı alıp tekne kiralayan,bilerek yağmurda dolaşıp seksi görünüyor diye saçlarını dağıtan,hiç anlamadığı halde o seviyor diye satranç oynamay çalışan bir adam olduğun için sevdi.Yoksa senin şu tostoparlak suratına,yada engin bilgisayarlı muhasebe bilgine hasta olmadı.Kaldıki diyelim görüntünede vuruldu,hep aynı görünüşte,fizikte kalma şansın varmı? yok, O halde ruhunu canlı ve diri tutacaksın.
--Yahu birader ne yaptın sen.Sana kalsa iki günde boşarsın bizi
--Boşarım tabi yaa! Hahahaha.Evlenmek kolaymı,tutturmuşsun bi çocuk diye,daha yirmidört yaşında genç insanlarsınız.Belliki çocuktan önce genç kadınlığını yaşamak istiyor,sadece o değil kadınların geneli böyle.Ama çok bezgin gördüm seni yahuu
Şerif gülüyordu
..

Devamını Oku
Mehmet Dokumacı

simurg'a uzanan yoldayım
uzadıkça silikleşiyor,
silkindikçe kimsesizleşiyorum
kimselerim firar edip göğüs kafesimden
'kim' oluyor
kim cesetleriyle dolu yalnızlığımın sur dipleri

..

Devamını Oku
Ali Lidar

Maradona kilo aldığında acaip üzülmüştüm
94 dünya kupasıydı kokain ayağına futbolu bıraktırdıklarında
O zamana kadar bi dedem öldüğünde ağlamıştım
Bir de o gün ağladım Maradona’yla beraber
Sonra çok ağladım çook sayısını bile unuttum
Ama hala işler ne zaman kötü gitse ve ağlasam
Gözümün önüne Maradona’nın ağlayan yüzü gelir
..

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

O sabah erkenden kalkmıştı.saat daha yediyi biraz geçiyordu.Ve işe gitmeyecek olmasına rağmen neden bukadar erken kalktığını kendiside bilmiyordu.Birkaç gün ara verecekti işlere,kendine vakit ayırması gerekiyordu,Öyle ya herşey para kazanmak değildi,kazandığı parayı huzur içinde harcayamadıktan sonra para kazanmanın ne önemi vardıki.
Önce Erdalın kafesinde kahvaltı yapmayı düşünüyordu,hem Erdallada bayadır muhabbet etmemişlerdi.Ardından berbere gidip saçı sakalı biraz adama çevirmeli,sonra kafa dengi birini bulup ver elini kapalı çarşı.

Erdalın kafesine girdiği vakit her zamankinden farklı bir atmosferle karşılaştı,sabahın köründe kafe nerdeyse hınca hınç doluydu,bu durum Orhanı çok şaşırtmıştı,çünkü genelde pek kalabalık göremezdi burayı.Bulduğu boş masalardan birine oturacaktı ama bulamıyordu,birkaç dakika aval aval sağa sola bakındıktan sonra,daha evvel bir iki kez sohbet ettiği öğrencilerden birinin oturduğu dipteki masaya yanaştı.Sadece bir tane boş sandalye vardı,ve belkide birine ayrılmıştı,ama nasılsa biraz sonra kafe boşalacaktı ve bu yüzden çıkıp gitmek istemiyordu.Erdal sana yermi yok der gibi Orhana bakıyorduki Orhan masada oturan gençlere yaklaştı
--Oturabilirmiyim
Masada dört kişiydiler,ama cevap verme hakkını kendinde bulan uzun saçlı genç karşılık verdi
--Tabii abi nedemek,siz şu aşağıdaki boyacının sahibisiniz değilmi
..

Devamını Oku