sana olan nefretimi son defa yazacağım
oku bunu
bilirsin sen bakmadın hiç gözlerime
yalandan gülümserdin suratıma
ben biterdim o ara
bi akşam üstü parkta alevlendirdin umutlarımı
derin bir ağrı var göğsümde
sanki kalbimde iki okyanusal levha çarpışmış
ruhumdan biraz su biraz da lav fışkırmış
kalbimse hala obsidyen pompalıyor
çehremden akan yaşlar tuzlu olacak
yakacak gözbebeklerimi
gözyaşlarım ev hapsinde sanki
çıkamıyor kabuğundan
sığamıyor bu mühür kalıplara
aynayla kavga ediyorum her gün
neden bu kadar sarıyım?
sen bile doğru göstermiyorsun beni
korkma, yakmam gemilerini
kışa benzetme beni
alışma yalınlığa
bağlanma sakın
beni aşkından eden yalnızlığa
bir kadın dokunsaydı şakağıma
nelere sürerdi kokusunu?
karışır mıydı sigaramın dumanına
uğrar mıydı dudaklarıma
sarhoş eder miydi öpüşüyle
çiçekçi fiyatını sordu
yanağımdaki el izlerinin
sıcak yüzünden dedim
40 derecede üşümek yüzünden dedim
halbuki parmaklarım kırmızı değildi
sarıydı
Düşünüyorum
Hayatın anlamını
Verilmeyen 2. şansları
Düşünüyorum
Derinlerde kayboldum
Derin buhranlar içerisinde
ağlama isteğim bile ağlamaklı
gözyaşlarımın bile gözü yaşlı
damlaya damlaya göl olur
ben Tethys denizi oldum
ve sonra
kurudum
yeller alsın hüznümü
toprakla beraber sürülsün lağvedilmiş mutluluğum
düşlerim çorak memleketlere varsın ama yeşermesin
kurusun göz pınarlarımın yamacında
batsın göz bebeklerime çam ağacının pis dikenleri
sakızını ekmeğe sürelim hep beraber
yalnızlık nasıl da sıradanlaştı benim için
artık düşünmüyorum yalnızlığım hakkında
sadece sigaramı yakıp ne kadar da sıradanlaştığını düşünüyorum
sahi eskiden ne kadar yakındık seninle
tek güvendiğim insandın
ta ki yamuk yapana kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!