Bir kıvılcım gibi düştün önce yüreğime,
Büyüdün yavaş yavaş.
Tutuştun düşlerimde,
Celallendin alev oldun düşüncelerime,
Kül oldun yavaş yavaş.
Bir yıl üstümden geçti
Darmadağın, ölmüş gibiyim
Vurdu en zayıf yerimden
Namussuz, yine sırtımı seçti
Her sene vurdu, en ağırı buydu
Gün olur yıldızlar dökülür kül olur
Issız geceler karanlığa yar olur
Ses gelmeyince ruhun derinliğinden
Uykuların viran gecelerin kabusun olur
Sende ürkünç bir tılsım kaldı benden
Ne kadar uzaksam sana
O yer o kadar soğuk bana
Doğduğum ev bile yabancı bana
İçinde sen olmayınca
Senli çöller bahar bahçedir bana
Sensiz her yer soğuk
Sensiz dört bir yanım kış
Sensiz içim buruk
Sensizlik ruhuma işlenen nakış
Sen ve ben
Farklı şehirlerde
Aynı gökyüzüne bakarken
Aynı yıldızda takılı kalsak
Hatta aynı şeyleri düşlesek
Birleşir mi şehirlerimiz
Gün gelir aşılır tüm engeller.
Aştıkça engelleri,
Açılır farklı kapılar.
Sen yeter ki çabala,
Gerçekleşir tüm hayaller.
Sen yeter ki inan,
Gecenin bir yarısı,
Durdum yine evine karşı,
Böyle geçti senenin yarısı.
Oturdum sokağında,
Pencereni gözlüyorum.
Oysa ki ben unutmuştum hepten seni.
Nasıl oldu da 20 farklı kadın sesinden,
Ayırt edebildim seninkisini
Anlamıyorum, bir tuhaflık var bu işte.
Demek ki başaramamışım bazı şeyleri
Nedendir bilinmez
Dilmaçlarda bir sessizlik
Yıldızların önü puslu
Gece örtüyor, gece de suskun
Ay gökte nur topu gibi şavkını vuruyor
Ama ağzını bıçak açmıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!