Bir kış gecesi, hava bembeyaz, sisli
Sırtımda bıçak yaraları, ruhum yorgun
İnsanlar geçip gidiyor yanımdan, gizemli
Hepsi yaralı ben gibi ama, hiç biri belli etmiyor kendini
Ben anlıyorum ama, ben de onlar gibiyim
Gerek yok sevmek için seni, sana,
Hasretin yeter bana.
Sensizken daha güzel yazılıyor sana.
Dört mevsim sevdim seni sensiz,
Sensizken kalmadı kalemim mürekkepsiz.
Hiçbir kadın karanlıkta güzel değildir.
Sıyrıl karanlıktan, kendini aydınlığa sun.
Sun ki ışık saçsın saçların,
Kainat aydınlansın.
Karanlıkta kalma kadın
Sen güneşin kızısın.
Gitsen ne fark eder
Seni sensiz de sevebilirim
Her şeyi silsen, unutsan anıları
Ne fark eder ki
Seni sensiz de sevebilirim
Bir hasretin kaldı senden,
Gözlerin saçların hepsini unuttum.
Şavkını kaybetti ruhum seni soyunurken,
Karanlığa çırılçıplak meydan okudum .
Hayın karanlık seninle vurdu beni,
Her gün başka bir kin, nefret
Sarıyor içimizi, kara bulutlar gibi
Hain bir karanlıkta doğan bu kasvet
Sanki bir türlü dinmeyecek gibi
Gecemizde de, Gündüzümüzde de
Bıraksan elinden umutla hayatı,
Hayat düşer, umut kalır.
Koyuverirsen elinden zamanı,
Zaman ölür, pişmanlık kalır.
Öyle bir yerdeyim ki şimdi
Ne gök var ne yer
Süzülüyorum bir boşluğun içinde
Kendimi göremiyorum
Git gide kayboluyorum
Gönül verecek kimse kalmamış.
Sanki hepsi birden yok olmuş.
İnsanlar karanlığa karışmış oysa.
Sanmıştım gözlerim kör olmuş.
Sahiden de kimse kalmamış.
Gönlüm tabutluk gibi dar bir kafeste.
Mutluluğun dibine her vuruşunda
Prangalara vurulur.
Hüküm giyer karanlığın kıskanç mahkemesinde.
Tek suçlu mutluluktur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!