Buradayım hem de hiç olmadığım kadar.
Bir daha asla burada olmayacağım,
Sanki her ânım orada kaybolacağım.
Tek sorum burada mıyım sonuna kadar.
Hiçbir zaman söylemesem de yalan,
Nedense her hareketimi kınar.
Ben ki yeni yetme cılız bir fidan,
Çarmıha gerilen adam, dev çınar.
Sanki dostumun sevmediğim dostu,
Allah'a varan yoldur ki mânâsı,
Lakin sapıttı câhili, âmâsı,
Lafzullah ile kandırdılar nâsı,
Onlar nâr-û cehennemin çır'âsı!
Zifiri geceme mehtap olan gözlerini,
Dönüp baktığım her yönde görmek istiyorum.
Beni bu kahpe hayatta tutan sözlerini,
Şiir gibi haykırıp okumak istiyorum.
Senin; can suyunu verdiğim o ilk çiçeğim,
Bu sabah uyandım, kahvemi yudumluyordum.
Gözlerim, gazetedeki başlığa takıldı.
Ağır ağır ama yüksek bir sesle okudum.
Mevzu bahis mahlûkâtlar acabâ nasıldı?
Derken, yükseldi radyodan muhâbirin sesi:
Gülümsüyor olabilirim ancak
Hâlâ daha dipsiz bir çukurdayım.
Yaralarımı yok mu hiç saracak?
Ben, yalnız hâlde üşüyen bir ayım.
Gülümsediğime bakmayın sakın,
Doludizgin dalgalara bıraksam kendimi
Ve kıyıya vursam doludizgin dalgalarla
Serkeşçe
Kimselere anlatamadığım bu derdimi
Koyuversem uzaklaşıp gitse dalgalarla
"Cühelâ, yobaz sohbetleriniz mi, çok kırinç.
Hattâ öylesine pis ki öylesine tiksinç.
Modern konuşalım, dolsun içimize sevinç.
Nasıl olsa çürüdü o dil, değil artık dinç.
Kulaklarını aç, dinle; iyice ol fokus.
Bir güvercinim belki de
Boğaziçi semalarında uçuşan.
Kanatlarımda sedefler, yaldızlar;
altımda lodosla oynayan deniz,
Masmavi, başımda yıldızlar...
Bir güvercinim ben, asaletle yaşayan.
Ferhanım seninle, yalnızca gözlerinle.
İki çift söz söyle, n'olur gitme kininle.
Zehir etme sakın, kırma beni dilinle.
Kal biraz yanımda, dayanamaz bu kalbim.
Ve yalan söyledin, bizi önemsemeden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!