(bir ocak üzerinde dev bir tencere.. tüm sahne tamamen karanlık, simsiyah bir dekor.. tepede kendinden başka bir yere ışık vermeyen cılız bir ampul asılı..
tencerenin içinden bir kurbağanın keyifli şıpırtılar eşliğinde söylediği bir şarkı duyulur..)
solo:
“vrak vrak vrrraak!
küçük kurbağa küçük kurbağa kuyruğun nerede
kirli çamaşırları attım makineye
deterjan ekledim özel kutusuna
gerekli ayarları yaptım
program
sıcaklık
kurutma süresi düğmeleri
ürkektir güvencinler neden?
güçlerini birleştirmediklerinden
bin güvercin
beş bin güvercin
on bin güvercin
kimi insan uzun kimisi kısa
biri sade kemik öbürü şişman
nasıl yazıldıysa ilâhi yasa
kimse memnun değil alayı pişman
göğsü büyük olan bıçağa yatar
hani belden aşağısı yusyuvarlak
oyuncak adamlar vardı
gülerek oynardık
sağa sola sallardık
nereye yatırsak
zıppadak dikilirlerdi ayağa
ne sihirdir ne keramet
tavan arasından indi
milyonlarca kron doldu bavul
çark etti çok yönlü medya
ellerinde tokmak
güneş tutuldu
ve
beklenen
kaçınılmaz deprem oldu
yapsatçı müteahhit evleri
durulurken rüzgar
durulurken yağmur
durulurken sevda..
aydınlanır ufuk
saatler kurulurken..
buyurgan emredince köle hayır diyemez
düşünme hakkı yoktur, asla karar veremez
görme derler bakamaz, baksa bile göremez
köle olmamak için sonuna kadar hayır
hayır zorbalıklara, müstebitlere hayır
bak ikilem önünde, haydi dostum karar ver
kalbini dinle bence, ya huzur ya da mahşer
dön tarihe bak önce, geçmişi önüne ser
geleceğin elinde, ya hayır veyahut şer
bireysen özgürsündür, yoksa olursun bir kul




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!