okulda öğrendim hayatta şaştım
tırnakla kazıdım dağları geçtim
aşkın güneşinde kavrulup piştim
şimdi kimse bana öğüt vermesin
çok iyilik yaptım nankörlük gördüm
sevimsiz kış gider
önce bahar sonra yaz gelir
tavuğu esirgeme diye kandırırlar adamı
güya arkasından kaz gelir
kin saçıyor mizansız, izansız siyasetçi
imansız ve de arsız, türünün en kötüsü
onun sonu umarsız, olsa da diyanetçi
müstahaktır açılır pandora’nın kutusu
saçılır tüm belalar kötülükler çevreye
ofsayta düşüyorsun açıkta iyot gibi
ergenlerin giydiği yırtık pırtık kot gibi
birilerinin sana garip bakmalarından
asla kurtulamazsın yaşıyorsan ot gibi
biraz susmasını bil konuşma her konuda
gülerken başka güzel
ağlarken başka yüzün
yazın serinletir bakışların
kışın içimi ısıtır sesindeki hüzün
atatürk’ü sormuşlar
“happened” demiş bir vatandaş
gerçi sömürge basını “yaşandı” diye geçiştiriyor
oysa tam anlamı ile
“oldu bitti” nin amerikancası
bir çeşit holbrooke amca kancası
bir kalabalığım ki kendime bazı zamanlar
böyle şey olmaz
yağmurda yüzmek ister canım
aklım müdahale eder
kaymaklı kadayıf arzular midem
o kadın mıydı
yüreğinde gümbür gümbür heyecan
beni çağıran
o muydu gerçekten
uzaklarda
ölmeye geldik dediler
yenildiler
hakeme rakibe
hatta kendi oyuncularına küfrettiler
oturakları söktüler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!