gün ışığı meşe ağacında titrer,
küçük kız yalınayak oturuyor,
merdivenlerin yumuşak eski ahşabına hafifçe yeşerir.
mavi bir cam kaseden süt içiyor,
çimenlerin üzerinde dans eden gölgeleri izliyor,
yıldızların isimlerini fısıldıyor.
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;
Devamını Oku
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;




ne mümkün o küçük kızın iç dünyasını anlamak?
geçmişe doğru yolculuklardan anlık bir enstantane olmalı.
bu labirent yolculukların muhteviyatını da okumaya ihtiyaç var.
önerim kalsın...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta