Suçumuz malüm... “ yasa” dışı...
Mecburiyeten illegal bir yaşam...
Firari bir kasırganın esintisine kapıldık
Düştük buraya...
Adımız malüm... “ mülteci” ...
Suçumuz malüm... “ yasa” dışı...
Mecburiyeten illegal bir yaşam...
Firari bir kasırganın esintisine kapıldık
Düştük buraya...
Adımız malüm... “ mülteci” ...
aşktır bu
sen susarsın
o susar...
sen bakarsın
o bakar...
sonra ay düşer sokaklara
Şimdi uzakta, çok uzaktasın
ve hasret kokuyorsun,
düşlerimin en derin yerindesin,
ben yanarım
hasretine ağlarım
gelirim, girerim düşlerine
sürülmüş toprak kokuyorsun
biçilmiş çayır
buğday sarısı başak
süğütlüğ geçince
her yer çiğdem, gelincik ellerin
baktıkça açıyor yüzün
bir türkü söyle
dağ uyansın
şehir ağlasın
gökyüzü mavi kalsın...
bir türkü söyle
sana söylüyorum çocuk
zülmün orduları ülkene yığılmış
dört bir yanın ateş sarmış
haramiler fırsat kolluyor
çığlıkların duyulmuyor çocuk...
Çok vakitsiz bir zamanda
Gün düştü yüzümüze
Karanlıktı gece
Gelenlerin yüzleri
Geceden daha karanlıktı
Yüzleri soğuk, gözleri soğuktu
Çok vakitsiz bir zamanda
Gün düştü yüzümüze
Karanlıktı gece
Gelenlerin yüzleri
Geceden daha karanlıktı
Yüzleri soğuk, gözleri soğuktu
Maviye bürünen deniz
Hırçın dalgalarıyla dövüyor kıyıları.
Uzak diyarlarda
Nehir olmuş insan
Akmış Munzur’a.




-
Fetih Koç
-
Fetih Koç
Tüm YorumlarÖnce ılık ve hafif bir esinti dolaşır yoksulların kırsal topraklarında
Rüzğar kırık camlara vurdukça çocuklar titremeye başlar
Kadınlar telaşlanır, erkekler küfüreder
Ölü bir dünyaya kolaçan ölü bir rüzğar esintisi
Zamanı durmuş, hayatı silkeleyerek aniden toz-bulutlarıyla halaya ...
Önce ılık ve hafif bir esinti dolaşır yoksulların kırsal topraklarında
Rüzğar kırık camlara vurdukça çocuklar titremeye başlar
Kadınlar telaşlanır, erkekler küfüreder
Ölü bir dünyaya kolaçan ölü bir rüzğar esintisi
Zamanı durmuş, hayatı silkeleyerek aniden toz-bulutlarıyla halaya ...