Feryadın ötesinde Şiiri - Bahtiyar Cm

Bahtiyar Cm
167

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Feryadın ötesinde

Naza niyaz eyledi gönlüm,

ayrılığın koynunda, bağrımda büyüyen bir sevdayla feryadımı duyan olmadı bu diyarda.

Bir kuşun kırık kanadında taşıdığı yolculuk gibiydi içimdeki gurbet.

Bir başak eğildiğinde bütün tarlaların başını öne eğmesi gibi,

ben de eğildim,

sustum,

sustum,

sustum.

İşte o vakit figan,

yüreğe bağdaş kurup oturdu.

Duysun feryadımı sıla,

duysun gurbet.

Canımın neresi acıyorsa

orada sustum.

Damarda dönen kanı susturdum,

gözyaşının içimde kopardığı uğultuyu susturdum.

Sustukça büyüdü acı,

içimde suskun bir şehir kuruldu.

Terk edilmiş,

ışıksız,

rüzgârın boş çarşılarda dolaştığı bir şehir.

O şehrin sokaklarında

ne nefret kaldı içimde,

ne kin.

Nefret,

bahçeme düşen yaz dolusu bir dolu.

Kin ise

toprağa saplanmış bir bıçak.

Ben öfkemin bahçıvanıyım.

Ektiğim her kin göğsümde kök salarken

ellerimle toprağı yokladım.

Köklerin altında kalan eski sesleri,

unutulmuş yüzleri,

dönülmemiş yolları aradım.

Sonra yağmur düştü o toprağa.

Kar örttü,

çamur tuttu,

sessizlik ağırlaştı.

Ben de bütün bunların içinde

kırık dökük hüzünlerde harman oldum.

Bir yaşanmamış çocukluğun paslı çıngırağı,

bir baba selamının harfleri arasında kaybolan oğul,

bir bahar akşamında geride kalan bir el sallayış,

ve dokunamadığım yüzlerce kıvılcım.

Hepsi içimde birer başak gibi büyüdü,

başaklar ağırlaştıkça

ben biraz daha eğildim.

Harman yerinde savruldum,

savruldukça ufaldım.

Ufalıyorum ama öğütülmüyorum.

Öğütülen sevdadır bu can.

Bu can,

kendinden yorulan bir değirmen taşıdır.

Öğütür de öğütür,

sevdadan kıtık,

kıtıktan yine sevda çıkarır.

Belki sıla dediğim de buydu.

Çocukluğumda uzaklardan gelen bir ezgi,

gurbet ise

o ezginin sustuğu yer.

Yıllar içimde ağır ağır birikti.

Her yıl omzuma başka bir sessizlik bıraktı.

Ne zaman çocukluğumun kıyısına varsam,

karşımda büyümüş bir adam buldum.

Elinde babasından kalma bir suskunluk,

cebinde yarım kalmış bir dönüş,

gözlerinde memleketten eksilmiş bir akşam.

Sesimi içime gömdüm.

Geçmiş,

avuçlarımda öğütülmüş bir buğday gibi dağıldı.

Ne kadar toplasam,

parmaklarımın arasından biraz daha eksildi.

Eksilen her şey

içimde başka bir ağırlığa dönüştü.

Ve bir gün,

yorgunluğun en dürüst anında

içimde bir şey kırıldı.

Bir ayna kırıldı,

tam yedi parça.

Yedisi de ben oldum.

Birinde çocukluğum,

birinde yolum,

birinde ölümüm,

birinde susuşum,

birinde sana söyleyemediklerim,

birinde adının hiç yazılmadığı bir mektup,

birinde de sen,

sıla,

harmanımın en sağlam başağı.

O yedi parçanın içinde

kendimi yeniden gördüm.

Öğüten sevda,

öğütülen candır.

Değirmen durduğunda anlayacaksın.

Un beyazladığında,

ekmek tandırda kabarıp çatladığında,

yıllarca içimde taşıdığım feryadın

neye dönüştüğünü göreceksin.

Çatlamak da bir açılmaktır,

kabarmak da bir dönüşüm.

Ben kabardım,

çatladım,

döndüm,

tandırın ateşinde kül oldum.

Kül oldum,

ama ateş benden çekilmedi.

Kül olmuş bir elin tozlu avucunda bile

hâlâ sıcağım.

Duysun feryadımı sıla.

Gurbet neresidir,

canımın neresi acıyorsa

orada susmuşum.

Susmak,

kırık dökük hüzünleri harmanda tutan

sabırlı çiftçinin son bilgeliğidir.

Öğütülen sevda,

öğütülen candır.

Can öğütülünce un olur,

un ekmek olur,

ekmek bölünür,

sofraya düşer.

Bir lokma ekmeğe bölündü ömrüm,

bir parça sevdaya,

bir avuç suskunluğa.

Benden geriye ne kaldıysa

sofrada pay edildi.

Ben sustum.

Ekmek konuştu.

Ben sustum.

Feryadım kaldı.

Bir parça ekmekte,

bir çocuğun avucunda,

bir annenin duasında,

gurbetten dönen bir adamın gözlerinde

sessizce çoğaldı.

Feryadım benden çıktı,

başka yüreklere dağıldı.

Bir sofranın sıcaklığında,

bir çocuğun avucunda,

bir annenin duasında

kendine başka bir hayat buldu.

Ben sustum.

Feryadım kaldı.

Ve feryadın ötesinde

bir lokma ekmek,

bir avuç sevda,

ve bir insan sıcaklığı.

Bahtiyar Cm
Kayıt Tarihi : 26.09.2026 19:06:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!