Her gün binlerce damla gözyaşı
Düşer kara toprağa.
Bir mazlumun çaresiz yakarışları
Kaybolup gider ufuklarda.
Gel, bak şu manzaraya! İşte karşında ağlayan dünya!
Hürriyet nişȃnesidir yurdumun.
Gölgesinde durup huzur bulduğum.
Candan öte bilip, aziz tuttuğum.
Önünde baş eğip, selȃm durduğum.
İşte benim milletim, benim varlığım!
Ayna ayna söyle bana
Nerede hürriyet muhȃfızları?
Ayna ayna söyle bana
Nerede o sahte gözyaşları?
Ayna ayna söyle bana
Bir Qərib Oğlan(Azerbaycan Türkcesiyle)
Könül yarası onu odlara atmış.
İçində bir böyük vulkan yaratmış.
Gecənin rəngini gündüzə salmış.
Görünür üfüqdə bir qərib oğlan.
Kalbim sökülüpte çıksa göğsümden.
Vursalar yarayı derindende derinden.
Bir parçan yeter bana, kalkarım yeniden.
Koşarak gelirim sana mezar yerimden.
Sana sensiz baktım soğuk bir akşam.
Yine seyrettim uzaktan o güzel gözlerini.
Nerdedir yȃr diye rüzgȃrlara sorsam,
Getirirler bana belki saçının bir telini.
Bizimki kara gözlü ceylȃn,bir zȃlim peri.
Yüzü kar beyazı,saçları hazan mevsimi.
...
...
En sıcak yuva,en serin kucak
Dalgalan göklerde sen,al sancak!
...
Semȃda süzülen şahinler gibi.
Meydanda kükreyen aslanlar gibi.
Gönlümü ısıtan bir ocak gibi.
Sarıp sarmalayan öz annem gibi.
...
Çekilmiş göklere bir al sancak,
Açarak bağrını mazlȗm başına.
Vurarak pençeyi zȃlim hasıma,
Yakalar düşmanı hep kıskıvrak.
...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!